Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/12148 E. 2012/5382 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12148
KARAR NO : 2012/5382
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin teminat amaçlı, kısmen boş ve düzenleme tarihi olmayan, sözleşmeye bağlı 6 adet senet düzenlediğini, müvekkilinin 05.07.2007 tarihli alım-satım sözleşmesi nedeniyle bu senetleri düzenleyip 06.07.2007 tarihinde kısmen boş olarak davalı şirkete verdiğini, bahse konu sözleşme niteliğindeki teklif fişine göre satın alınacak mallar karşılığında bu senetlerin davalı şirkete verildiğini, davalı tarafın malların tamamını müvekkiline teslim etmediği halde iki adet senedi iade etmediğini ve bu senetlerle ilgili olarak icra takibi başlatıldığını belirterek takibe konu senetlerin teminat senedi olması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında icra dosyası borcunun müvekkili tarafından kapatıldığını bildirerek talebini 7.500 TL’nin istirdadına dönüştürmüştür.
Davalılardan … vekili, müvekkilinin dava konusu senette 3. kişi olduğunu, davalı …’in senedin ne sebeple düzenlendiğini bilmediği gibi davacılara bilerek zarar vermek amacıyla da iktisap etmiş olmadığını, senet metni üzerinde bedelinin teminat için olduğuna dair hiçbir kayıt bulunmadığını, davacının bu davalı yönünden müvekkilinin davacıyı zarara uğratma amacıyla teminat senedi olduğunu bildiği senedi icraya koyduğunu ispatlayamadığını bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, takibin dayanağı olan senedin ödendiğine ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmemiş olup, söz konusu bononun davacının elinde olmasının, bonodan doğan borcun davalıya ödenmiş olduğunu gösterdiği, söz konusu bononun bir teminat senedi olduğu, davalı şirketin belgeleriyle akdi ilişkiye konu olan malların davacıya teslim edildiğini ispatlamakla yükümlü olduğu, davalı şirketin buna ilişkin belgelerini ibraz etmediği, davalı …’in senedin teminat senedi olduğunu bilmesine rağmen elde ederek icraya koyduğu, her iki davalının kötü niyetle hareket ettikleri, bahse konu teminat senedinden dolayı davcının davalılara borçlu olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının takip konusu senetten dolayı 4.900 TL borçlu olmadığının tespiti ile 4.900 TL’nin davalı …’den alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı … dava konusu senede ciro yoluyla hamil olmuştur. TTK’nun 599. maddesi uyarınca keşidecinin lehtar ile arasındaki ilişkilerden doğan şahsi def’ileri hamile karşı ileri sürebilmesi için hamilin kötü niyetli olduğunun, başka bir anlatımla senet tanzim edenin borçlu olmadığını bile bile iktisap ettiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Mahkemece davalı …’in, senedin teminat senedi olduğunu bilmesine rağmen elde ederek icraya koyduğu yolunda gerekçe gösterilmişse de bu gerekçenin dayanakları karar yerinde açıklanmamıştır. Eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmayacağından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.