YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5946
KARAR NO : 2012/195
KARAR TARİHİ : 16.01.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı banka tarafından Kayseri 4. İcra Müdürlüğü’nün 2007/5293 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu bonolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin borcu olmadığını, imzaların taklit edilmiş uydurma imzalar olduğunu, müvekkilinin isminin dahi olmadığı, borçlu adresinin dahi belirtilmediğini, böyle bir bonoyu alan ve takibe koyan bankanın kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkilinin yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini, %40 tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, öncelikle davacı hakkında iki adet takip bulunduğunu, 2007/5293 Esas sayılı dosyası ile ilgili dava açıp imza inkarında bulunduğunu ancak 2007/5298 sayılı takip dosyasında takibe konu edilen bono ile ilgili herhangi bir itirazda bulunulmadığını, senedin üzerinde işyeri ünvanı ve davacının adı ve soyadını içeren kaşe mevcut olduğunu, kambiyo senedi vasfında olduğunu, protesto gönderilmesine rağmen borçlularca herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi bir itirazda da bulunulmadığını, senetlerin ciro yolu ile müvekkili bankaya intikal ettiğini, müvekkili bankanın davacı ile diğer borçlu arasındaki ilişkiyi de bilmesinin mümkün olmadığını basiretli bir tacirin kendi iş yerinde boş bono üretilmesine rıza göstermesi ya da kaşesinin bir başkası tarafından kullanılmasına müsaade etmesinin kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, yapılan takibin hukuka uygun olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, benimsenen grafolog bilirkişinin raporu doğrultusunda takibe konu bonodaki imzaların davacı keşideciye ait olmadığı hususunun sübut bulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne; takibin haksız ve kötüniyetli yapıldığı ispatlanamadığı, için kötüniyet tazminatı talebinin, dava kabul edilmiş olmakla da icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 16.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.