Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16449 E. 2012/5350 K. 02.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16449
KARAR NO : 2012/5350
KARAR TARİHİ : 02.04.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Dava, davacının 25.000,00 TL bedelli bono nedeni ile davalıya karşı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını halde, davacının, kendi oğlunun davalı şirkette işe başlaması için güvence olarak verilen, senet üzerinde kefil sıfatı ile imzasının bulunduğunu, ancak asıl senet borçlusunun senet üzerinde imzası olmadığından asıl borç ilişkisinin kurulmadığını, müvekkili hakkında yapılan takibin haksız olduğunu ileri sürerek senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senet ve takibin iptali ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davaya konu senedin davacının oğlunun işe başlarken verdiği teminat senedi olmadığını, davacının oğlunun davalı şirkete verdiği zarar karşılığı tanzim edilen bir senet olduğunu, senet üzerinde asıl borçlunun imzasının olmamasının davacı kefili sorumluluktan kurtarmayacağını beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; uyuşmazlığın işçi- işveren ilişkisi nedeni ile iş hukuku kuralları çerçevesinde çözülmesi gerektiğine ilişkin verilen görevsizlik kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar, Dairemizin 2010/4523 E,2010/7426 K sayılı 14.06.2010 tarihli bozma ilamı ile “Davacı iddiasında davalı şirkete oğlunun işe girişinde teminat olarak verilen senedi aval veren sıfatı ile imzaladığını ileri sürmüş olup, davacı davalı arasında iş hukukundan kaynaklanan işçi işveren ilişkisi bulunmadığı gözetilerek işin esasının incelenip, bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle dosyanın iş mahkemesine gönderilmesi kararını doğru bulmayarak” karar bozulmuştur.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak, davacının kefil sıfatı ile senet üzerinde bulunan imzasının fer’i nitelikte olduğu, asıl borçluyu bağlayacak bir durum söz konusu değilken davacı kefilin sorumlu kabul edilemeyeceği kanaati ile davanın kabulüne, gerekli şartlar oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle kambiyo senedinin şekle ait noksandan dolayı (keşideci imzasının bulunmaması) batıl olduğundan, aval veren davacının senet bedelinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulunmamasına, davalının kötü niyetli olmadığından hareketle davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.