Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2009/9365 E. 2010/2938 K. 01.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9365
KARAR NO : 2010/2938
KARAR TARİHİ : 01.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davalıya ait bağımsız bölümün bahçe duvarının, davacıya ait bağımsız bölümün bahçesine tecavüzlü olup olmadığı yönünden yapılan inceleme sırasında alınan bilirkişi raporlarında bağımsız bölümlerin vaziyet planındaki yerlerinde bulunmadığı, bu nedenle vaziyet planı baz alınarak ölçülendirilen ara sınırların da farklı geldiği, iki komşu arasındaki sınırın doğru yerinin tespitinin mümkün olmadığı, kooperatif tarafından hazırlanan bahçe ayrımlarını gösterir krokinin binaların mevcut durumları dikkate alınmadan hazırlanmış olduğu açıklanmıştır. Dosyada mevcut olan Şirinkent Yapı Kooperatifi Sahil Sitesi Vaziyet Planında ise davaya konu edilen bahçe duvarları bulunmamaktadır. Bu durumda, bahçelerin kullanımının bağımsız bölümlere özgülenmesiyle ilgili yönetim planı hükmüne dayalı olarak kooperatifçe düzenlendiği anlaşılan krokinin uygulanması ile tecavüzlü kısmın tespiti mümkün olmadığına, davacının duvarın varlığına değil kendi bahçesine tecavüzü bulunduğuna itirazı olmasına göre bu yöndeki istemin reddi gerekirken, ikinci bilirkişi kurulunun mevcut bahçe duvarlarının kooperatifçe hazırlanan krokiyi baz alarak kendisi tarafından yeniden ölçümlendirmek suretiyle hesaplamalar yapıp davalının davacıya ait bahçeye 0,93 m² tecavüz ettiği yolundaki raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 01.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.