YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12373
KARAR NO : 2012/5398
KARAR TARİHİ : 02.04.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan bonoların davacı şirket kasasında sadece miktar ve “…” ismi ile tek imzalı olarak bulunan kambiyo senedi niteliği taşımayan bonolar olduğunu, davalının eline nasıl geçtiğinin bilinmediğini, bonolar üzerinde şirket kaşesinin bulunmadığını, …’nun adının daha sonradan kefil sıfatıyla eklendiğini, bononun diğer kısımlarının da sonradan doldurulduğunu bildirerek, davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu bonolar üzerine davacı … ‘nun hem pul üzerine, hem de şirket kaşesi altına çift imza attığı, imzaların kendisine ait olduğunu da ikrar ettiği, davacıların bonoların teminat amaçlı olduğunu, sonradan doldurulduklarını ispatlayamadıkları, bonoların düzenlendiği dönemde davacı şirketin çift imza ile temsil edildiği, bu durumda şirket temsilcilerinden yalnızca birisinin imzasının bulunduğu, dava konusu bonolar nedeniyle davacı şirketin sorumlu olmadığı, ancak senetler altında imzası bulunan ve imzanın kendisine ait olduğunu kabul eden …’nun bu bonolar nedeniyle şahsen sorumlu olması gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu bonolardan dolayı davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, davacı …’nun davasının ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı şirketin çift imza ile temsil edilmesi gerekirken, yetkili temsilcilerden biri olan davacı … tarafından şirket adına imza atıldığının ve böylece adı geçenin TTK.’nın 590. maddesine göre şahsen sorumlu bulunduğunun ve teminat iddiası ile senedin sonradan doldurulduğu yönündeki iddianın kanıtlanamadığının anlaşılmasına göre, davacı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.