YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13038
KARAR NO : 2010/16419
KARAR TARİHİ : 20.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçelerinde, tevliyete ehil vakıf evladı olduklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
Davacı vekili 07.04.2008 tarihli dilekçesi ile müvekkili …’nun kesinleşen Diyarbakır 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 12.04.1990 tarih ve 1986/876-1990/276 sayılı kararı ile Saman Zade Mehmet Tahir Ağa Vakfı’nın galleye müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiğini, adı geçen vakfın son mütevellisi … ‘nun 2007 yılında istifa etmesi üzerine davalı tarafından emaneten yönetildiğini ve tevliyetin boş olduğunu ileri sürerek tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitini istemiş; birleşen davada ise davacı vekili 26.01.2009 tarihli dilekçesi ile müvekkili …’nun kesinleşen Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 27.02.1976 tarih ve 1976/92-57 sayılı kararı ile aynı vakfın galleye müstahak vakıf evladı olduğunun tespitine karar verildiğini belirterek davalı tarafından emaneten yönetilen vakfın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, yapılan yargılama sonunda alınan 10.02.2009 tarihli bilirkişi raporuna dayanılarak davacı …’nun yaşca büyük olduğu gerekçesi ile davasının kabulüne, davacı …’nun yaşca küçük olması sebebiyle davasının reddine karar verilmiştir.
Davaya konu Saman Zade Mehmet Tahir Ağa Vakfı’na ait vakfiyede, tevliyetin evladı Zukürun (erkek evladın) erşedi (en olgununa, en erginine) ve esennine (sıhhatta, selamette, afiyette) bırakıldığı, ekber (en büyük) şartının bulunmadığı halde davacı …’nun tevliyet için vakfiyedeki şartları taşıdığı dikkate alındığında davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.