Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6586 E. 2013/3105 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6586
KARAR NO : 2013/3105
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalılardan …. Bankası AŞ. vek. Duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan … Bankası AŞ. vek. Av. … gelmiş diğer davalı ve davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde dava dışı … Ltd. Şirketi lehine ipotek tesisi hususunda davalı … 17.11.2006 tarihli 12818 yevmiye nolu asıl ve 22.11.2006 tarihli 13077 yevmiye nolu ek vekaletnameleri verdiğini, 17.11.2006 tarihli vekaletnamelerde davalı banka lehine ipotek tesisi için yetki bulunmadığı halde, ipoteğin davalı banka lehine kurulduğunu, yine vekaletnamelerde müvekkilini borç altına sokacak yetkide olmadığı halde, ipotek kaydında davacının borçlu ve müteselsil kefil olarak gösterildiğini ileri sürerek, 24.11.2006 tarihli 13001 numaralı ipoteklerinin iptali ile davalı bankaya borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davaya konu ipotekler için Ankara 22. İcra Müdürlüğün de 2007/1319 sayılı dosyası ile yaptıkları ipotekli takipte davacının itirazı olmadığını, bu konuda 2 yıl boyunca dava açmadığını, davacılar vekilinin 28.05.2009 tarihinde müvekkili bankaya hitaben verdiği dilekçede davacının ipoteklere ve borca itiraz etmeden, borcu ikrar ederek ödeme teklifinde bulunduğunu, belirterek, davanın reddi istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacının 17.11.2006 tarihli 12818 yevmiye nolu vekaletnamesi ile bu vekaletnameye ek olarak 23.11.2006 tarihli 13077 nolu vekaletnamelerde davacıyı borçlu kılacak yetki bulunmadığı halde dava konusu taşınmazlara ilişkin 24.11.2006 gün ve 13001 yevmiye nolu ipotek resmi senedinde davacının müştereken ve müteselsilen borçlu olduğuna ilişkin hüküm yer aldığından davacının müştereken ve müteselsilen borçlu olmadığının tespitine muarazanın bu şekilde giderilmesine, ipoteğin kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılardan banka vekilince temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmazlar üzerine konulan ipoteklerin verilen vekaletnameye aykırı olarak tesis edildiğini ileri sürerek, ipoteklerin fekki ile davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, dava değeri 45.000 TL üzerinden davacı lehine %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir. Davacının iddiası, yetkisiz vekaletname ile tesis edilen ipoteğin geçersiz olduğuna ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinin 7 nolu bendinde, vekaletnamede davacıyı borç altına sokacak müteselsil kefalete ilişkin bir yetki bulunmadığını, ipoteğin bu yönü ile de usulsüz olduğunu belirterek ipoteğin iptali gerektiğini beyan etmiştir.
Dava dilekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde ve dava değeri olarak gösterilen miktar gözetildiğinde, davanın vekaletnamede ipotek tesisi için yetki bulunmaması nedeniyle ipoteğin iptaline yönelik olduğu, davacının ipotek akit tablosunda yer alan müteselsil kefalet hükmünden borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin bir talebi olmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK’nun 26. maddesine göre, hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına hükmedilemez ve talep edilmeyen bir konuda karar veremez.
Davacı vekili, 29.11.2011 tarihli duruşmada davacının sözleşmede kefaleti bulunmadığından borçlu olmadığının tespitini talep etmişse de; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nun 141. maddesine göre, bu talebine davalının açık muvafakatı bulunmadığından, mahkemece sadece ipoteğin iptali talebi yönünden bir hüküm kurulması gerekirken, dava konusu yapılmayan kefaletle ilgili yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün temyiz eden davalı banka yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılardan … Bankası A.Ş. Yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan …. Bankası A.Ş.’ye ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.