Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/12456 E. 2013/4321 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12456
KARAR NO : 2013/4321
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, tebligat giderleri yatırılmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten büyükbaş hayvan satın ve teslim alan davalının, fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı taraftan satın alınan canlı hayvanların bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini ve davacı şirketin kaşesinin fatura altına basılıp, imzalandığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre taraflar arasında damızlık büyükbaş hayvan satışı konusunda anlaşma yapıldığı ve hayvanların davalıya teslim edildiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın hayvan bedelinin ödenip ödenmediği hususunda olduğu, BK’nun 182/2. maddesi uyarınca aksine adet veya sözleşme mevcut değil ise satıcı ve alıcı borçlarını aynı zamanda ifa etmekte yükümlü olup, kapalı fatura düzenlenmesinin mal bedelinin ödendiğine karine teşkil ettiği, davacının karinenin aksine bir adet veya sözleşme olduğunu ya da satışın veresiye olduğunu kanıtlayacak delil sunmadığından davanın ispatlanamadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine, alacağın %40’ı olan 89.924,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’un 275. (HMK 266.) maddesine göre hakim çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş almalıdır. Aynı Kanunun 286. (HMK 282.) maddesi uyarınca hakim bilirkişi görüşü ile bağlı olmamakla beraber bu tür hallerde hakimin bilirkişi yerine geçerek olayı çözmesi usule uygun düşmez.
Somut olayda davalı, takibe konu edilen faturanın kapalı fatura olup, bedelinin ödendiğini savunmuş ise de Avusturya firması olan davacı şirket tarafından satılan malla ilgili düzenlenen faturanın kapalı ya da açık olduğunun belirlenmesi ayrıca mal satış ve teslimine ilişkin belgelerin değerlendirilmesi özel ve teknik bir bilgiyi gerektirmektedir. Hal böyleyken mahkemece bilirkişi raporu alınmaksızın resen çözüm yoluna gidilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.