YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12984
KARAR NO : 2013/4041
KARAR TARİHİ : 04.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili şirketin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan 167.383,99 TL cari hesap alacağının olduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili şirketin Yatağan ve Kavaklıdere’de mermer üretim sahalarına sahip olduğunu, blok halinde işlenmemiş, ham madde mermer üretimi ve satımı yaptığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının ise üretici firmalardan aldığı mermerleri işleyerek sattığını, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığını, aksine davacıdan alacaklı olduklarını, davacıdan olan alacakları nedeniyle başlattıkları takiplerin kesinleştiğini belirterek davanın reddine ve %40’tan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmamış olması nedeniyle lehlerine delil teşkil etmeyeceği, davalı taraf aleyhine delil teşkil eden ticari defter kayıtlarından da davacının iddiasının doğrulanmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine, davacının tacir olması ve ticari ilişkisi kapsamında alacağının bulunmadığını bilmemesinin mümkün olmaması karşısında %40 oranındaki tazminat bedelinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İİK’nın 67/2 maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde hem haksız hem de kötü niyetli olması gerekir. Somut olayda davacının takibinde kötü niyetli olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı halde aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından bu yöndeki talebin reddine” sözcük dizisinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.