Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2010/386 E. 2010/6583 K. 11.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/386
KARAR NO : 2010/6583
KARAR TARİHİ : 11.11.2010

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar … ve hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 102 ada 9 parsel sayılı 9467.64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … Salçuk miras hakkına, davacı hazine ise tapu kaydına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlar, davacı hazine taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan yerlerden olduğunu da öne sürmüştür. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucu davaların reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 102 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı … yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı … miras hakkına dayandığı halde mahkemece bu konu hakkında hiçbir araştırma yapılmadığı gibi davacı hazinenin tutunduğu Aralık 1962 tarih 311 ve 314 sayılı tapu kayıtlarının belirtmelik tutanakları ve dayanağı haritalar getirtilmemiş, tapu kayıtları 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesine göre yöntemine uygun şekilde mahalline uygulanmamış, taşınmazın sınırında eylemli durumda mera bulunduğu halde mera araştırması da yapılmamıştır. Böylesine eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı hazinenin tutunduğu Aralık 1962 tarih 311 ve 314 sayılı tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve dayanağını oluşturan belirtmelik tutanakları, belirtmelik haritaları ve eki olan tüm belgeler getirtilmeli, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, belirtmelik ve tespit bilirkişileri, uzman bilirkişi fen memuru ve ziraat bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılmalı, keşifte yerel bilirkişiler yardımı, uzman bilirkişi eliyle davacı hazineninn tutunduğu Aralık 1962 tarih 311 ve 314 sayılı tapu kayıtları 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmüne uygun olarak mahalline uygulanmalı, tapu kaydı kapsamı belirlenirken söz konusu kayıtların varsa revizyon gördüğü parseller nazara alınmalı, bölgede 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapıldığına göre mera tahsis haritası uygulanmalı, mera tahsis haritası kapsamı dışında kaldığı belirlendiği takdirde, taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden intikal edip etmediği, zilyedinin kim olduğu, zilyetliğin kimden kime nasıl geçtiği, zilyetlerin dava konusu taşınmaz için hazineye icar ödeyip ödemedikleri etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek belirtmelikte imzası bulunan muhtar ve azalar, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki varsa bu çelişki duraksamasız giderilmelidir. Uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı hazinenin tutunduğu tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, kalsa bile taşınmazın öncesinin mera olmadığı ve kaçak yitik kişilerden kalmadığı saptandığı takdirde 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13, 14 ve 46/1. maddelerindeki hükümler uyarınca zilyetlik araştırması yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar
… ve hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davacı …’e iadesine, 11.11.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.