Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/372 E. 2013/3096 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/372
KARAR NO : 2013/3096
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme ile müvekkil şirketin davalı şirketten mal almayı kabul ettiğini, sözleşmeye göre uyuşmazlıkların hakem mahkemesince çözüleceğini, müvekkil şirketin sözleşmeye göre teslim edilmemiş olan malın bedelinin davalıdan tahsili için hakem mahkemesine başvurduğunu ve yapılan yargılama sonunda toplam 184.052,25 Alman Markının tahsiline karar verildiğini, kararın kesin olduğunu ve davalıya tebliğ edildiğini, ayrıca ilgili sözleşmelerde tenfiz için gerekli tüm şartların mevcut olduğunu, davalı ile hakem kararının yerine getirilmesi amacıyla yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını belirterek söz konusu hakem mahkemesi kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; yabancı hakem kararının tenfiz şartlarını taşıdığı, MÖHUK 43.maddesi ve New York Sözleşmesi ile konvansiyonda öngörülen tenfiz şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerekçeli karar taraflara tebliğ edilmiştir.
Davacı vekili 07.04.2011 havale tarihli dilekçesi ile; yargılama sonucunda ‘davanın kabulüne,hakem mahkemesinin davalının davacıya toplam 184.052,25 Alman Markı ödemesine ilişkin kararının tenfizine’ karar verildiğini, ancak gerekçeli kararın hüküm kısmında 184.052,25 Alman Markı’nin ‘184.52,25 Alman Markı’ olarak yazıldığını, kararın infazı sırasında müvekkili aleyhine bir durum meydana geleceğini belirterek kararın hüküm kısmının ‘184.052,25 Alman Markı’ şeklinde tavzihine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin gıyabında devam edip sonuçlanmış ve kendisine tebliğ edilmemiş bu davanın esasını oluşturan kararından dahi müvekkilinin haberi olmadığını, söz konusu tavzih talebinin tenfiz kurallarına aykırı olduğunu belirterek tavzih talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece; mahkeme kısa kararında alacak miktarı ‘ 184.052,25 Alman Markı’ olarak geçtiği halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında sehven ‘184.52,25 Alman Markı’ olarak eksik yazıldığı gerekçesiyle tavzih talebinin kabulüne karar verilmiş, gerekçeli karar ve tavzih kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.