YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7102
KARAR NO : 2013/2016
KARAR TARİHİ : 04.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. …, … ile davalı vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, davalı tarafından davacıdan silah zoru ve tehditle alındığı iddia olunan bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve bononun iptali ile icra dosyasına ödenen 29.731,78 TL’nin istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının asılsız olup, davacının nakdi sıkıntısı olduğunda müvekkilinin davacıya nakit desteğinde bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere göre, iş bu davanın dava konusu bononun düzenlendiği tarihten yaklaşık 6 ay sonra ve vade tarihi gelmeden kısa bir süre önce açıldığı, davacının İstanbul gibi büyük bir şehirde yaşayıp her an kolluk kuvvetlerine müracaat edebilme imkanı olduğu halde bu imkanını kullanmayıp 6 ay beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, senedin kambiyo senedi niteliğinde olup tüm unsurları taşıdığı, davacının dava konusu senedi hükümden düşürecek ve muhteviyatının aksini ispat edecek yazılı bir delil ileri süremediği, davacının olaydan 5-6 ay sonra dava tarihine kadar olan dönemde değişik yargı mercileri önünde verdiği ifadelerinde senedin alınış biçimi bakımından çelişkilerin bulunduğu, davalı hakkında değişik tarihlerde yapılmış soruşturmaların bulunmasının davalı aleyhine delil teşkil etmeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuş olup, mahkemece bu talep hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmadığı gibi; davalı hakkında dava konusu senet ve olayın da aralarında bulunduğu eylemleri nedeniyle suç işlemek amacıyla örğüt kurmak, nitelikli yağma vs. suçlarından İstanbul 23. Ağır Ceza mahkemesinin 2012/5 Esas sayılı dosyası ve yine dosyanın davacısının şikayeti üzerine dosyanın dava konusu olaylar nedeniyle Üsküdar 2. Ağır Ceza mahkemesinin 2011/202 esas sayılı dosyası ile mağdurun bir senedi vermeye mecbur edilmesi suretiyle yağma suçundan ceza davaları açıldığı dosya içerisinden anlaşılmakta olup, BK.’nun 53. (Yeni TBK 74. maddesi) gereğince ceza mahkemesince saptanan maddi bulguların hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek, mahkemece anılan ceza dosyalarının sonuçları beklenerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.