Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/13338 E. 2013/2070 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13338
KARAR NO : 2013/2070
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı; Erzurum 5. İcra Müdürlüğünün 2011/6513 esas sayılı dosyası ile hakkında icra takibi başlatıldığını ancak takibe konu borcun kendisine ait olmadığını, söz konusu borcun Erzurum İli merkezinde bulunan … Evler Kooperatifine ait olduğunu, davalının kooperatif için kalıp işi yaptığını ve borcun da bu işten dolayı oluştuğunu, kendisinin o tarihte kooperatif başkanı olması nedeniyle borçlu olarak gösterildiğini, yapılan işin şahsı adına yapılmadığını kooperatif adına yapıldığını, davalının kendisinden zorla senet aldığını beyan ederek menfi tespit talebinin kabulüne ve hakkındaki takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının icra takibine yaptığı itirazında verdiği 25.08.2011 tarihli dilekçesinde takibe konu senetlerin davacının şahsına ait dairesinin işleri karşılığında müvekkile verdiğini açıkça ikrar ettiğini, sözkonusu senetlerin davacıdan zorla alındığı iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek, davanının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının dava konusu bonolardaki imzaların kendisine ait olduğunu kabul ettiği ancak bu bonoların kendisinin kooperatif başkanlığı yaptığı dönemde, koopreatif borcu olması nedeniyle zorla imzalattırıldığını beyan ettiği, davacının zorla ifadesinden ne anlatmak istediğinin tahkikat duruşmasında da kendisine sorulduğunu, davacının ”davalının bu senetleri almak için kafasına silah dayamadığını, ya da başka bir şekilde zor kullanmadığını, senetleri kendi iradesi ile imzaladığını ve davalıyı bu hareketinden dolayı hiç bir yere şikayet etmediğini” beyan ettiği, davalının alacağının senede dayandığını, alacak miktarı itibari ile de davacının davasını yalnızca senetle ispatlamakla yükümlü olduğu, davacı her ne kadar kendisinin yazılı delili olmadığını ancak tanıkları olduğunu beyan etmiş ise de davalının buna muvafakatı olmadığı, yazılı sözleşmelere karşı ikrah (tehdit, korkutma vs.) iddiaları tanıkla ispat edilebilir ise de davacının mahkemece alınan beyanında senedi korku ile imzalamadığı, “imzala” demeleri üzerine iradesi ile imzaladığını beyan ettiği, bu nedenle senede karşı senetle ispat zorunluluğunun istisnalarından olan ikrah iddiasının bu olayda gerçekleşmediği, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.