YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10446
KARAR NO : 2012/5517
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında doğalgaz satış ve ekipman kira sözleşmesi yapıldığını, 13.06.2009 tarihli yazı ile davalı şirket ile çalışamayacaklarını bildirdiklerini, davalı şirkete ait malzemelerin şirket yetkilisine teslim edildiğini, davalı şirketin bakiye alacağın tahsili için takip yaptığını, ancak davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve sözleşme hükümlerine aykırı olarak LNG fiyatlarını piyasa fiyatlarının çok üstünde belirleyerek alacağını sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplamadığını, bu durumun belirlenmesi üzerine müvekkili şirket tarafından 51.322,35.-TL bedelli fiyat farkı faturası kesildiğini, buna göre esasen davalı şirketin müvekkili şirkete 23.072,29.-TL borçlu olduğunu belirterek takibe konu yapılan alacaktan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili şirket tarafından yapılan icra takibini sürüncemede bırakmak için işbu davanın açıldığını, zira sözleşmenin bitiminde kendilerinin bakiye borç miktarını talep etmeleri üzerine davacı şirket tarafından tek taraflı olarak fiyat farkı faturası düzenlendiğini ve bunun kötüniyetli bir davranış olduğunu, kaldı ki aralarında mutabakat anlaşmalarının da bulunduğunu belirterek davanın reddine ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin davalı şirket tarafından takibe konu yapılan alacağın 3.315,38.-TL asıl alacak ve 200,19.-TL birikmiş faiz olmak üzere toplam 3.515,57.-TL lik miktarından ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve icra takip giderlerinden dolayı borçlu olduğu belirtilerek, bu kısma ilişkin açılan menfi tespit davasının reddine, bu kısmın üzerinde kalan miktardan ise borçlu olmaması nedeniyle menfi tespit davasının kısmen kabulüne, kabul edilen kısım yönünden davalının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davacının % 40 tazminat talebinin reddine, reddedilen 3.515,57.-TL’nin % 40’ına karşılık gelen 1.406,00.-TL inkar tazminatının ise davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı 02.11.2010 tarihli bilirkişi raporuna gerekçelerini göstermek suretiyle itiraz etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 01.01.2008′ den dava tarihine kadar 24.934,68-TL fiyat farkı faturası kesebileceği, 51.322,35-TL’ lik faturanın sözleşmeye uygun olmadığı belirtilmişse de, bu değerlendirmenin gerekçesi açıklanmamıştır. Yargıtay denetimine elverişli olmayan bu raporun hükme esas alınması isabetsizdir. Mahkemece davalının rapora itirazları da gözetilerek Yargıtay denetimine elverişli yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alındıktan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.