Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/138 E. 2013/3119 K. 19.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/138
KARAR NO : 2013/3119
KARAR TARİHİ : 19.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalıyla yapılan 10.06.2007 tarihli adi sözleşme ile takibe konu 55.000 TL ve 3000 TL’lik bonolar karşılığı … plakalı aracın satıldığını; davalının aracın mülkiyetini devredemediği için 15.11.2007 tarihli adi sözleşme ile senetlerin hükümsüz olduğu hususunun kararlaştırıldığını, müvekkilinin aracı asıl araç sahibi … 30.11.2007 tarihinde noter yolu ile 29.800 TL bedelle aldığını, icraya konu senetlerin karşılıksız kaldığını, davalının senetleri icraya koyduğunu ileri sürerek, ödenen 74.100 TL’nin davalıdan istirdatını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araç alım – satımı nedeniyle müvekkilinin alacağını garanti altına almak için takibe konu iki adet senedi aldığını, borcunu ödemediği için takibe geçtiğini davacının elindeki belgeleri 2 yıl süresince bekletmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu davacının eklediği 10.06.2007 ve 15.11.2007 tarihli belgelerdeki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasını istediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, taraflar arasında harici satım sözleşmesi yapıldığı, davalının edimini ifa ettiği, aracı teslim ettiği ve satımın 30.11.2007 tarihinde gerçekleştiği ancak bono bedellerinin davacı tarafça ödenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı vekili, 23.09.2010 havale tarihli dilekçesi ile, davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu 10.06.2007 ve 15.11.2007 tarihli satış sözleşmelerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu konuda gerekli bilirkişi incelemesi yapıldığında durumun anlaşılacağını belirterek itiraz etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın satış sözleşmelerindeki yazı ve imzaların kendilerine ait olmadığının yanında bu konuda gerekli bilirkişi incelemesi yapılması talebini içeren savunması ile, davacı tarafın bu yöndeki davalı talebinin değerlendirilmesi gerektiği yönündeki temyiz itirazları dikkate alınarak davalı tarafça itiraza uğrayan satış sözleşmeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişilerden davalı eli mahsulü olup olmadığı yönünde imza ve yazı incelemesi yaptırılıp, rapor alındıktan sonra, toplanılan tüm deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre, davacının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.