YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6475
KARAR NO : 2011/6193
KARAR TARİHİ : 20.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 1 ve 102 ada 1 parsel sayılı 165156,97 ve 855983,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadim mera olduğu belirtilerek mera niteliği ile sınırlandırılmış, 102 ada 3 ve 5 parsel sayılı 1228.47 ve 31845.86 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeni ile davalı …, 102 ada 4 parsel sayılı 26659,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı …, 102 ada 6, 103 ada 1 ve 2, 104 ada 1 parsel sayılı 7483.79, 121681.66, 22080.39 ve 43382.14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı … adına tespit edilmiştir. Davacılar …, … ve …, tapu kaydına, irsen intikale ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Yargılama sırasında 101 ada 1, 102 ada 1 ve 103 ada 2 sayılı parseller hakkındaki davaların bu dosyadan ayrılmasına karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda kesin süre içinde keşif giderlerinin yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine, 101 ada 1, 102 ada 1, 3, 4, 5 ve 6, 103 ada 1 ve 104 ada 1 sayılı parsellerin tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar …, … ve davacı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hükmü temyiz eden davacı …’e kararın tebliğ edildiği 21.05.2010 tarihi ile temyiz tarihi olan 09.06.2010 tarihi arasında o tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/1. maddesinde öngörülen temyiz süresinin geçtiği belirlenmiş olup, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 01.06.l990 tarih l989/3 Esas ve 1990/4 sayılı Karar ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 432/4. maddesi gereğince adı geçenin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE,
2- Mahkemece davacıların kendilerine verilen kesin süre içerisinde belirlenen 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesi uyarınca keşif giderlerini yatırmamaları nedeniyle davanın kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Keşif giderlerinin yatırılmasına ilişkin kesin süre tarafların hazır olmadığı oturumda verilmiş olup, kesin süreye ilişkin şerhi içeren tebligatların tamamı aynı konutta oturduğu belirtilmek sureti ile davacı …’e yapılmıştır. Dairenin geri çevirme kararı üzerine mahkemece yaptırılan zabıta araştırması sonunda düzenlenen tutanaktan davacıların her üçünün de aynı köyde ancak ayrı ayrı konutlarda ikamet ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacılardan … ve …’a yapılan, kesin süre ile ilgili tebligatlar usulsüz olup; bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, davacıların dayanağını oluşturan tapu kayıtlarında malik gözüken şahıslar ile davacılar arasındaki irsi ilişkiyi kanıtlayacak şekilde nüfus kayıtları getirtilerek dosya tamamlanmamış, keşfe hazır hale getirilmemiş olduğundan, keşif giderleri için öngörülen masraf yatırılmış olsa bile yapılacak keşiften sonuç alınması mümkün olamayacağından verilen keşfe ilişkin ara karar da usulüne uygun bulunmamaktadır. Bu nedenle, verilen ara karar, bununla ilgili kesin süre ve yapılan tebligatlar hukukça değer taşımaz. Hal böyle olunca, öncelikle davacıların dayandıkları tapu kayıt malikleri ile aralarındaki akti ve irsi ilişkilerini kanıtlamaya elverişli nüfus kayıtları ve varsa diğer belgeler getirtilip, dosya tamamlanarak keşfe hazır hale getirilmeli, bundan sonra keşif günü belirlenerek davacı tarafa bununla ilgili masrafları yatırmak konusunda usulüne uygun şekilde bildirimde bulunulması, keşif giderleri karşılandığı takdirde keşfe gidilerek davanın esasına ilişkin inceleme ve uygulama yapılıp sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, davacıların dava dilekçesinde yer alan 103 ada 2 sayılı parsel hakkında … tarafından da 2009/10 Esas numaralı dava dosyasında açılan ve birleştirilen davanın … tarafından verilen kesin süre içinde keşif giderlerinin yatırıldığı gerekçesiyle ve aynı taşınmaz hakkındaki davaların birlikte görülmesi gerektiği gözardı edilerek bu dosyadan ayrılması, bu taşınmaz hakkında diğer davacıların davaları hakkında hüküm kurulmamış olması ve 01.05.2009 tarihli oturumda ara karar ile 101 ada 1 ve 102 ada 1 sayılı parseller hakkındaki davanın tefrikine ve ayrı bir esasa kaydına karar verilmiş olup sözü edilen taşınmazların bu dosya ile ilişkisi kalmadığı halde sözü edilen parseller hakkında hüküm kurulmuş olması da isabetsiz olup, davacılar … ve …’ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 20.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.