YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/827
KARAR NO : 2022/12075
KARAR TARİHİ : 08.06.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme; defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
Sanık … müdafisinin vaki duruşmalı inceleme talebinin, yasal koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 318. maddesi uyarınca reddine karar verilip, duruşmasız olarak yapılan incelemede:
A) Sanık … hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde:
Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/475 esas sırasında kayıtlı olup birleşme kararı verilen davanın 21.11.2013 tarihli 1. celsesinde sanığın sorgusunun yapıldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki savunma alınmadan beraat kararı verildiğine ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) Sanık … hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyizinin incelenmesinde:
Sanığa yüklenen “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanığın sorgusunun yapıldığı 04.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
C) Sanık … hakkında “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan, sanık … hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan beraat hükümlerine, sanık … hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekili ve sanık … müdafisinin temyizlerinin incelenmesinde:
1) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden; 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı; Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında “sahte fatura düzenleme” suçundan kamu davası açıldığı, “defter kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak “defter, kayıt ve belgeleri gizleme” suçundan hüküm kurulması,
2) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden; Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2013 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında “2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan açılan kamu davasında, iddianame konusu fiile ilişkin dava şartı olan mütalaanın dosyada bulunmadığı anlaşıldığından; öncelikle usulüne uygun verilmiş vergi mütalaası bulunup bulunmadığının araştırılması, mütalaanın bulunması halinde dosya arasına konulması; bulunmadığının tespiti halinde ise, 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalaanın verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, yasaya aykırı,
3) Sanık … hakkında kurulan hüküm yönünden; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359. maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanık … müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi gereğince diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, 08.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.