YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7274
KARAR NO : 2012/14474
KARAR TARİHİ : 13.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakfın kapatılması ve yöneticilerin görevden alınması istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava; 5072 Sayılı Yasanın 2. ve 3. maddeleri gereğince yürürlükteki kanun ve nizamlara açıkça uymayan ve genel olarak basiretli bir idareci gibi hareket etmediği iddia edilen vakıf yöneticilerinin görevden alınmaları istemine ilişkindir. Dava açıldıktan sonra 27.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi, vakıf yöneticilerinin belirtilen sebeplerden dolayı ancak Vakıflar Meclisinin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri asliye hukuk mahkemesince görevlerinden alınabileceğini düzenlemektedir. Mahkemece, yukarıda sözü edilen ve davanın devamı sırasında yürürlüğe giren 5737 Sayılı Vakıflar Yasasının 10.maddesi gereğince, öncelikle görevden alınması istenilen vakıf yöneticileri hakkında bir ön şart olarak gerekli görülen Vakıflar Meclisince verilmiş bir karar olmadığı dikkate alınarak, davalı vakıf yöneticilerinin görevden alınmasına dair istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yöneticilerin görevden alınmalarına karar verilmesi,
2-Vakfın sona ermesi (dağılması) halinde mahkemece tasfiyeden arta kalan mal ve hakların intikalini düzenleyen 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 27. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 19., 22. ve 33. maddeleri uyarınca bir tasfiye kurulu oluşturulmadan ve vakfın bütün borçlarının ödenmesi ve alacaklarının tahsilinden sonra varsa arta kalan mal ve haklarının devredilmesine karar verilmesi gerekirken, vakfın mal varlığının doğrudan devrine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.