Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/5778 E. 2012/286 K. 17.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5778
KARAR NO : 2012/286
KARAR TARİHİ : 17.01.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.Tunahan Canbolat gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 11.05.2006 tarihli sipariş formu imzalanarak, müvekkilinin davalıdan inşaat malzemesi almasının kararlaştırıldığını, mal bedeli olarak iki adet çek verildiğini, ilk çekin ödendiğini, 27.08.2006 keşide tarihli 33.000 TL.lik çek için davalının icra takibine girişmesi sonucu müvekkilinin alacağı bulunduğu Toki’deki hakedişlerinden kesilerek 35.950 TL olarak 04.12.2006 tarihinde icraya yatırıldığını, takipten önce davalıya ihtarname çektiklerini, alınmayan mala karşılık cebri icra yoluyla para ödendiğini ileri sürerek, fazlaya ait hakkı saklı tutularak şimdilik 6.000 TL.nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Yargılama sırasında talebini 20.356,27 TL. artırarak dava değerini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, sipariş edilen malzemelerin büyük kısmının davacıya teslim edildiğini, teslim edilen mal bedellerinin ödemesinin gecikmesi nedeniyle sözleşmedeki malların fiyatının arttığını, takibe geçilmesinin sebebinin davacı alıcı olup, icra dosyası borcunun kapanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraf defterleri, bilirkişi raporları ve re’sen yapılan hesaplamaya göre, davanın kısmen kabulüne, 25.185,83 TL.nin davalıdan istirdadı ile davacıya ödenmesine, bu alacağın 6.000 TL.sine dava tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ait taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlığa ilişkin olarak bilirkişi kurulundan bir kök, iki ek rapor alınmıştır. 18.06.2010 havale tarihli ikinci ek raporda davacının davalıdan istirdat edebileceği asıl borç miktarının 23.947,67 TL olarak tespit edilmesine şeklindeki görüşüne karşı davacı alıcı vekili, 12.10.2010 tarihli oturumda, rapora bir diyeceği olmadığını belirtmiştir.
Davacı alıcı vekilinin bu kabulüne rağmen mahkemece HUMK. 74.maddesine aykırı olacak şekilde istirdat edilecek miktarın 25.185,83 TL olarak kabulü kararı verilmesi doğru olmadığı gibi, mahkemece bilirkişi kurulu raporundan farklı olarak nasıl hesap edildiği belli olmayan ve gerekçede anlatılan miktar üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.