Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2144 E. 2010/5394 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2144
KARAR NO : 2010/5394
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 44.163 YTL. asıl alacak ile işlemiş 17,931,84 YTL. faizin asıl alacağa 29.06.2006 tarihinden itibaren yasal faiz uygulaması suretiyle ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan …’ın Harp Okulu öğrencisi iken 29.06.2006 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, yükümlüye eğitimi boyunca 44.163 YTL masraf yapıldığını, bu masrafların ilişik kesme tarihine kadar işlemiş faizinin ise 37.931,84 YTL olduğunu, işlemiş faizle beraber asıl alacağın 29.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davacı vekili dava dilekçesinde yükümlüye öğrenciliği döneminde yapılan masraflarla, bu masrafların sarf tarihlerinden ilişik kesme tarihine kadar işlemiş faizinin ve asıl borcun ilişik kesme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini istemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise yüklenme senetleri hükümlerine uygun olarak asıl borç ve bu borcun sarf tarihlerinden ilişik kesme tarihine kadar işlemiş faizi hesap edilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, hüküm altına alınan asıl alacağın tahsiline kadar işleyecek faizin başlangıç tarihinin ilişik kesme tarihi olan 29.6.2006 tarihi olması gerekirken daha sonraki dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi suretiyle, ilişik kesme tarihi ile dava tarihi arası için faiz işletilmemiş olması,
2-Dosya içerisinde bulunan ve harp okuluna girerken davalılar … ve … tarafından da imzalanan Nazilli …… Noterliğince 21.09.2004 tarih ve 05859 yevmiye ile düzenlenen yüklenme senedinde, yükümlü ve kefilin ödeyeceği tazminatın faizi başlangıç tarihi “sarf tarihi” olarak belirtilmiştir. Sarf tarihinden maksat, ilgili kurum tarafından yükümlüye yapılan herbir kalem masrafın yapıldığı tarihtir. Şayet sarf tarihlerinin tespiti mümkün değilse, faizin başlangıç tarihi eğitim ve öğretim dönemi sonunun yada masrafın yapıldığı yılı takip eden yıl başı olarak kabul edilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, 2004 yılı Eylül ayında harp okulunda eğitim ve öğretimine başlayan yükümlü …’ın akademik başarısızlık nedeniyle 29.06.2006 tarihinde ilişiğinin kesildiği masraf çizelgesinden, harp okulu dönemi için yükümlüye yapılan masrafların yapıldığı yılın sonu itibarıyla tespit edildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, harp okulu dönemine ilişkin olarak yükümlüye yapılan masrafların yapıldığı yılı takip eden takvim yılının başından itibaren işlemiş faizinin hesap edilip buna göre borçlu olduğu miktarın tespiti gerekirken, eğitim ve öğretim dönemi sonunun faiz başlangıcına esas alınması,
3-Dosya içerisinde bulunan ve davalı … tarafından yükümlünün harp okulunda eğitime başlarken vermiş olduğu kefalet senedinde, yükümlünün okulla ilişiğinin kesilmesi halinde kendisine yapılan masraflarla bu masrafların sarf tarihlerinden tahsil tarihine kadar işleyecek faiziyle beraber 43.592.138.000 TL’sine kefil olmuştur. Bu durum karşısında, davalı …’ın yükümlü …’a harp okulunda yapılan masraflarla beraber bu masrafların sarf tarihlerinden tahsili tarihine kadar işleyecek faiziyle birlikte kefaletnamedeki miktarla sınırlı sorumlu tutulması gerekirken sadece, harp okulu masraflarının aslından sorumlu tutulması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.