YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7500
KARAR NO : 2011/12080
KARAR TARİHİ : 12.12.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı (3.kişi) vekili ile davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (3.kişi) vekili, davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine yürütülen takipte, … 3.İcra Müdürlüğünün 2009/4836 Tal. sayılı dosyasından 18.3.2010 ve 27.4.2010 tarihlerinde uygulanan haciz işleminde, borçlu ile ilgisi bulunmayan müvekkiline ait işyerindeki menkullerin haczedildiğini ileri sürerek, haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davacı 3.kişinin borçlu şirketin eski işçisi olduğu, borçlunun haciz adresini tahliyesinden önce 3.kişinin aynı yerde, aynı iş kolunda ticari faaliyete başladığı, dosya kapsamına göre, borçlu şirketin işyerini davacıya devrettiği, devrin İİK.nun 44.ve BK.nun 179.maddelerinde öngörülen usule göre yapılmaması nedeniyle davacının da borçtan sorumlu olduğu ve davanın ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı (3.kişi) vekili ile davalı (alacaklı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Davalı (alacaklı) vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, 3.kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
İİK.nun 97/13. maddesinde istihkak davası üzerine takibin talikine (durdurulmasına) karar verilip de sonuçta 3.kişinin açtığı dava reddolunduğu takdirde, alacaklının alacağından bu dava nedeniyle tahsili geciken miktarın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere davacıdan tazminat alınmasına hükmolunacağı hükme bağlanmıştır.Somut olayda, mahkemece takibin talikine karar verilmiş ve İİK.nun 97/3. maddesi uyarınca, alacaklının muhtemel zararına karşılık olarak belirlenen ve 36. maddede gösterilen teminat yatırılarak takip durmuş olduğundan, 3.kişinin tutumu sonucu alacağın tahsilinin geciktiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın reddi nedeniyle mahkemece, takip konusu alacak tutarı ile hacizli malın değerinden hangisi az ise o değerin esas alınarak, alacaklı yararına % 40 oranında tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının aşağıda belirtildiği şekilde ve 6100 Sayılı HMK.nun geçici 3. maddesinin 2. fıkrası delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilmiş haliyle onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı 3.kişi vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının (2) nolu bendinin tümüyle hükümden çıkartılarak yerine “Takip konusu toplam alacak tutarı 6.109,00 TL.üzerinden % 40 oranında hesaplanan 2.443,00 TL. tazminatın davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine”
tümcesinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 18,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 12.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.