YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4770
KARAR NO : 2010/9557
KARAR TARİHİ : 08.11.2010
MAHKEMESİ : Hatay Asliye 1. Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. İİK’nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı fark bağışlama hükmünde sayılarak iptal nedeni olarak öngörülmüştür. Ancak 3. kişi tarafından taşınmazın, tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanması durumunda edimler arasında fahiş farkın bulunduğundan söz edilemez. Somut olayda davalı … tarafından taşınmazın satın alınması sırasında 2.500 YTL ödenmiş ayrıca davalı …’in verdiği para ile onun adına, taşınmaz üzerinde satış sırasında da mevcut olan T.C. Ziraat Bankası ipoteği için dava dışı … tarafından 38.000 YTL’nin ödendiği hususu da dosya arasında bulunan banka yazısından anlaşılmaktadır. Dava dışı …., ile borçlu …arasında bir ticari ilişkinin iddia ve ispat edilememiş olduğu da dikkate alındığında ödenen ipotek bedeli 38.000 YTL’nin de taşınmazın satış bedeline eklenmesi gerekir. Yerleşmiş Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. Bu durumda satış bedeli 2.500 YTL’ye ödenen ipotek bedeli olan 38.000 YTL de eklendiğinde taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri olan 67.625 YTL ile satış bedeli 40.500 YTL arasında mislini aşan bir farktan söz edilemez. Hal böyle olunca bedeller arasında fahiş farkın bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e geri verilmesine 08.11.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.