Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6859 E. 2013/1996 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6859
KARAR NO : 2013/1996
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleşen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de 29.01.2013 tarihli dilekçesi ile duruşma isteminden vazgeçmiş olması nedeniyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda; müvekkilinin ciro yolu ile hamil olduğu çeklerin bedelinin keşidecisi tarafından ödendiğini, çeklerin keşide tarihinin değiştirilerek davalılara ciro edildiğini, bu şekilde çeklerde sahtecilik yapılarak müvekkilinin borçlandırıldığını belirterek müvekkilinin Ankara 27. İcra Müdürlüğü’nün 2008/9951-9952 Esas sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacının iddialarını yalnız keşideciye karşı ileri sürebileceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davalı … Yargılamaya katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece, takibe konu çeklerin tedavüle sürüldüğü anda unsurlarının tam olup, düzeltilen keşide tarihindeki imzanın keşideciye ait bulunduğu keşidecinin çek bedeli ödendikten sonra tarihi değiştirerek yeniden tedavüle sürdüğü konusunda soyut iddia dışında delil bulunmadığı, takip alacaklısının keşide tarihine itibar ederek kabul ettiği keşide tarihinin tahrif edilerek değiştirilmesi ve bu eyleme takip alacaklısı ciranta davalının katıldığı yönünde iddia bulunmadığı, kambiyo senedi vasfında olan takibe dayanarak çeklerden dolayı davacının takip alacaklısının borcunun bulunmadığının kanıtlanmadığı, birleşen davalı …’un takibe dayanak olan çeklerin keşidecisi olup, keşideciye karşı menfi tespit davasının açılmasında hukuki yarar bulunmadığı ancak cirantaya karşı açılabileceği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının şikayeti üzerine davalılar hakkında Sincan 3. Asliye Ceza Mahkemesinde Bedelsiz Kalan Senedi Kullanma suçundan cezalandırılması istemi ile ceza davası açılmıştır.
BK’nun 53. maddesi hükmüne göre, ceza mahkemesince saptanacak maddi vakıalar hukuk hakimini de bağlayıcıdır.
Nitekim davalılar aleyhinde açılan ceza davasında mahkumiyet hükmü kurulmuş olup, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, ceza mahkemesince verilen kararın kesinleşmesi beklenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.