Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/11890 E. 2012/3260 K. 01.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11890
KARAR NO : 2012/3260
KARAR TARİHİ : 01.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, borç henüz muaccel olmadan icra takibine girişildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre kredi sözleşmesinin düzenleme tarihinin 28.04.2010 olup, kredi tesisi tarihinin ise 29.04.2012 tarihi olduğu, kredi ilk ödeme tarihi 08.04.2011 yazılı iken bu tarihin yanında ilk taksitin ödeme tarihi olarak 07.06.2010 tarihinin bulunduğu, davaya konu kredinin 3 eşit taksitte ve 36 aylık süre içerisinde ödemesinin kararlaştırıldığı, çekilen kredinin üretici kredisi olduğu, bu kredinin mahiyeti gereği kredinin çekildiği tarihten yaklaşık olarak 1 ay 8 gün sonra taksit ödemesinin başlamasının hayatın olağan akışına ve sözleşme hukuku ilkelerine uygun düşmeyeceği, aksine bir düşüncenin üretici kredisinden beklenen amacın hasıl olmayacağı anlamına geleceği, diğer yandan davacının bir kredi kurumu olduğu , bu nedenle basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğünün bulunduğu, somut olayda kredi sözleşmesinin ayrılmaz bir parçası olan ödeme planında ilk taksit ödeme tarihi ile ilgili olarak iki ayrı tarihe yer vererek davalı müşterinin yanılmasına neden olan davacının basiretli tacir gibi davranmadığı, uyuşmazlığın davacı bankadan kaynaklandığı, davalılara izafe edilebilecek bir kusurun bulunmadığı, bu nedenle kullanılan kredinin ilk ödeme tarihinin lehe yorum yapılmak suretiyle 08.04.2011 tarihi olduğunun kabulü gerektiği, bu durum karşısında icra takibi tarihi itibariyle henüz muaccel olmayan borçtan dolayı davalılar aleyhine icra takibi yapılmayacağı ve bu nedenlerle davalıların icra takibine yapmış oldukları itirazlarında haklı oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK’nun 275.maddesine göre, hakim çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiden görüş almalıdır. Aynı Kanun’un 286.maddesine göre de hakim, belirtilen bilirkişi görüşüyle bağlı olmamakla beraber, bu tür hallerde hakimin bilirkişi yerine geçerek olayı çözmesi de usule uygun düşmez. Banka kredi işlemleri nedeniyle kredi borçlusu ve kefillerin sorumluluğunun belirlenmesi işinin de özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerden olduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemece, davacı bankanın defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde kredi sözleşmesi hükümleri gözönüne alınmak suretiyle uzman bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılarak, takip tarihi itibariyle alacağın muaccel olup olmadığı yönünden rapor alınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.