YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1748
KARAR NO : 2012/5512
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında kefalet ilişkisi olmamasına rağmen, davalı bankaca Genel Kredi Sözleşmesindeki müteselsil kefilliğe dayanarak icra takibi başlattığını oysa Genel Kredi Sözleşmesinde müvekkilinin kefil olarak imzası ve sorumluluğu bulunmadığını , müvekkilinin sadece davalı bankadan kredi kullanan dava dışı … Limited Şirketinin kredi borçları için ipotek vermek üzere …’e vekaletname verdiğini, bu ipotek belgesine dayanarak davalı bankanın Ordu 2.İcra Müdürlüğünün 2009/4155 sayılı dosyasında ipotekli takip yaptığını ileri sürerek, kredi sözleşmesinde kefilliği bulunmayan müvekkili hakkında başlatılan genel haciz yolu ile takipten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve takibin iptalini talep etmiştir.
Davalı banka vekili müvekkili banka ile dava dışı … Ltd.Şti. arasında kefilleri … ve … ile aynı zamanda ipotek veren davacı arasında 01.08.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davacının ipotek veren ve kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, Ordu 1.İcra Müdürlüğünün 2009/4167 sayılı dosyasından davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı tarafından vekili …’e verilen vekaletnamede sadece ipotek tesis etme yetkisi bulunup kefalet konusunda bir yetki verilmemiş olmasına ve yetkisiz vekilin imzaladığı kefalet sözleşmesinin geçersiz kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına ve davalının takibinde kötüniyetli olmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu icra takibinde dava dışı kişiler hakkında da talepte bulunulmuş olduğundan mahkemece sadece davacı yönünden menfi tespit kararı verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, takibin iptaline de karar verilmekle dava dışı kişilerle ilgili davalının takip hakkının ortadan kalkmasına sebebiyet verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.