YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5470
KARAR NO : 2010/9670
KARAR TARİHİ : 28.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde vakfın mazbutaya alınması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davaya ihbar edilen tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dilekçesinde, Kilis’te kurulu bulunan Yeğen …Oğlu … Vakfı’nın mazbutaya alınmasını istemiş; mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-5737 sayılı Vakıflar Kanununun 7.maddesinde, on yıl süreyle yönetici atanamayan veya yönetim organı oluşturulamayan mülhak vakıfların mahkeme kararıyla Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetileceği ve temsil edileceği, 6. maddesinde ise vakfiyedeki şartları taşımamaları nedeniyle kendilerine yöneticilik verilemeyenler bu şartları elde edinceye, küçükler ile kısıtlılar fiil ehliyetlerini kazanıncaya ve boş kalan yöneticilik yenisine verilinceye kadar vakfın işlerinin Vakıflar Genel Müdürlüğünce temsilen yürütüleceği hükme bağlanmış olup; dosya içindeki belge ve bilgilerden, davaya konu vakfın, mütevellisi Ömer Yener’in hastalığı sebebiyle iş göremeyecek durumda olduğu sağlık kurulu raporu ile tespit edilmesi üzerine 28.07.1989 tarihinden beri emaneten yönetilmekte iken Yargıtay’ca onanmak suretiyle kesinleşen …Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.12.2005 tarih ve 2005/419-567 sayılı kararıyla adı geçen vakfın tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespitine karar verilen dava ihbar edilen …’in idareye müracaatı üzerine o zaman yürürlükte bulunan 2762 sayılı Vakıflar Kanunu ve bu Kanuna dayanılarak çıkartılan Vakıflar Tüzüğü’ne göre yapılan yazılı sınavda başarılı olamaması sebebiyle Merkez Tevcih Komisyonu’nun 16.11.2006 tarih ve 10 sayılı kararıyla vakfın … adına niyabeten yönetilmesine karar verildiği ve
bu şekilde vakfın yönetiminin ve temsilinin halen devam ettiği, böylece yukarıda sözü edilen 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 6. maddesi uyarınca dava ihbar edilen ve mahkemece tevliyete ehil evlat olduğunun tespitine karar verilen …’in ancak vefatı veya mütevellilikten çekilmesi halinde on yıllık sürenin başlayacağı dikkate alınmadan, hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yolunda hüküm kurulması,
2-Kabule göre de; Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388 ve 389. maddelerine uygun biçimde hüküm kurulmamış olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.