Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/6494 E. 2011/7487 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6494
KARAR NO : 2011/7487
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR : 1-…

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava 12.7.2008 tarihinde gerçekleşen iş kazasında sürekli iş göremez durumu gelen davacının manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulü ile 50.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının olay günü dava dışı … … İşletmesinin sahibi ve işvereni … … ait araçta iken otele giden özel yolda şarampele düşen davalı … San.Tic.Ltd.Şirketine ait aracın kurtarılmasına yardımcı olmaya çalıştığı,şarampole düşen bu araçın sürücüsünün diğer davalı … olduğu,aracın kurtarılması sırasında davacının ayağının araç ile beton arasında kalarak yaralandığı ve %43,2 oranında sürekli iş göremez duruma geldiği anlaşılmaktadır.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş Mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun l.maddesini esas olarak belirleyecektir.
5521 sayılı Yasanın 1.maddesinde; işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının İş Mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesinin görevli olması için şu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi koşuldur. a)Uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren (ya da işveren vekili) olmalıdır. b)Uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunundan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda,davacı ile davalılar arasında hizmet ilişkisi bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla davalılar, davacı işçinin işvereni değildir. Davalılara yönelik dava; B.K.41.maddesinden kaynaklanan haksızfiil nedeniyle uğranılan zararın giderilmesine yönelik olup İş Kanunundan kaynaklanan bir uyuşmazlık da söz konusu değildir. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın iş akdinden veya İş Kanunundan doğmadığı giderek davada yukarıda sözü geçen yasanın 1.maddenin öngördüğü koşulların oluşmadığı açık-seçiktir. Öte yandan, zararlandırıcı olayın iş kazası sayılması, görevli mahkemenin belirlenmesi için yeterli olmayıp 5521 sayılı Yasanın 1.maddesinin ön gördüğü koşulların ayrıca olayda gerçekleşmesi gerektiği de söz götürmez.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davalılara yönelik dava bakımından genel mahkemelerin görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin görev nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, kamu düzenine ilişkin bu husus resen nazara alınmalı ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve bu dava ile ilgili olmayan Kayseri 3.İş Mahkemesinin 2009/1399 Esas ve 2009/464 Esas no’lu dosyaları ile ilgili olan temyiz dilekçelerinin mahkemesine iadesine, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.