Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2012/164 E. 2012/14502 K. 13.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/164
KARAR NO : 2012/14502
KARAR TARİHİ : 13.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, birikmiş galle ve intifa alacaklarının tespiti ile yasal faizi ile beraber ödenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan 13.03.2012 gününde temyiz eden davacı asiller … ile … geldiler. Aleyhine temyiz olunan davalı adına gelen olmadı. Gelen asillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu Mazbut Basmacızade Esseyid … Efendi Bini Elhaç … Efendi Vakfı’nın kesinleşmiş mahkeme kararı ile galle fazlasını almaya hak kazanmış evlatları olduklarından birikmiş intifa haklarının tespiti ve faizi ile birlikte kendilerine ödenmesini istemiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda 6111 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik uyarınca hakdüşürücü sürenin geçirilmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2762 Sayılı Vakıflar Kanununun; 39.maddesinin 2. fıkrasında (5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 75. maddesinde), mazbutaya alınan vakıflarda alacaklıların vakfiyeye göre intifa haklarının saklı olduğu belirtildikten sonra 13.maddesinde 10. ve 12. maddelerine göre satılacak mallardan elde edilecek paranın bu maddelerde gösterilen yerlere sarf edilinceye kadar nemalandırılmasının mecburi olduğu; 14.maddesinde de gerek satış bedelleri gerekse değişme ile alınacak veya yeniden yaptırılacak gayrimenkullerin evvelki vakıfların adını alacağı, vakıflar idaresince kayıtlarına bu suretle işaret edileceği ve tapuya da böylece tescil ettirileceği; 32.maddesinde ise vakıflar idaresinin eline geçecek taviz bedellerinin muhafaza edilerek en faydalı şekilde nemalandırılacağı veya idare meclisinin vereceği karar üzerine bu taviz bedelleri ile gelir getirici inşaat veya ortaklık yapılabileceği; 6111 Sayılı Yasa ile 5737 Sayılı Vakıflar Yasasının 7. maddesine eklenen fıkralarında intifa haklarına ilişkin taleplerin galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşeceği; mazbut vakıflarda intifa haklarının, galle fazlasını almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olması ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan Vakıflarda İntifa Haklarının Ne Suretle Tespit Ve İta Edileceği Hakkında 17.07.1936 Tarihli Vakıflar Nizamnamesine Ek 23.12.1937 Tarih 2/7898 Sayılı Tüzüğün 30.07.1987 Tarihli Tüzükle Değişik 5. maddesinin (c) fıkrasında; (27.09.2008 tarihinde yürürlüğe giren Vakıflar Yönetmeliğinin 54.maddesinde) vakıf gelirlerinden masraflar çıktıktan sonra kalacak fazlanın alakalılara tahsis edileceği belirtildikten sonra 6. maddesinde (Vakıflar Yönetmeliğinin 55.maddesinde) bu tahsisin ne şekilde yapılacağı düzenlenerek vakfiyesinde vakıf taşınmazların bakım ve onarım şartı bulunan vakıfların gayrisafi gelirlerinden her yıl %10 oranında ihtiyat akçesi ayrılarak taşınmazların bakım ve onarımlarının yapılacağı, bu oranın vakıfların malvarlığına göre Vakıflar Meclisi kararıyla artırılabileceği, vakıfların yıllık gayrisafi gelir tahsilatından %20 oranında yönetim ve temsil gideri karşılığı alınarak … bütçesine gelir yazılacağı, bu vakıfların gerçekleşen yıllık gayrisafi gelir tahsilatından vakıf için yapılan giderler ve vakfiye şartı gereği yapılan her türlü harcamalar çıkarıldıktan sonra vakıf evlatlarına ve ilgililerine ödenecek intifa hakkının belirleneceği ve bunun doğduğu mali yılı izleyen ilk altı ay içinde vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu mali yılın birinci ayında belgeleyenlere yıllık olarak ödeneceği, 7. maddesinde (Vakıflar Yönetmeliğinin 53/2 maddesinde) ise vakıf için belirlenen gelir fazlası (intifa hakları) vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğu ve galleye hak kazandığını kesinleşen mahkeme kararıyla ispat edenlere ve onların evladına Vakıf mazbut ise … mülhak ise mütevelli tarafından ödeneceği öngörülmüştür.
Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden; dava konusu Basmacızade Esseyid … Efendi Bini Elhaç … Efendi Vakfı’nın Hicri 1286 tarihinde kurulduğu 1932 yılına kadar mütevelliler bu tarihten 20.04.1938 tarihine kadar da emaneten, bundan sonra da mazbutaya alınarak … tarafından yönetildiği; davacıların, … 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1993/735 Esas-1995/510 karar sayılı ilamıyla dava konusu vakfın galle almaya hak kazanan evlatları olduklarının tespit edildiği; davacıların belirtilen mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde ilgili idareye değişik tarihlerde yaptıkları galle alacaklarının tespiti ve ödenmesini ilişkin başvurularına dava konusu vakfın galle fazlası bulunmadığından ödeme yapılamayacağına dair cevaplar (Vakıflar Genel Müdürlüğünün 01.03.1999 gün 146-39393 sayılı yazısı) verilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş; yukarıda gösterilen yasa ve yönetmelik maddeleri ile Dairemizin 06.03.2007 gün 2006/10499 Esas-2007/1915 Karar sayılı bozma ilamındaki ayrıntılar ile daha önceden bu bozma ilamına uyulması da dikkate alınarak, tarafların göstereceği tüm deliller toplandıktan sonra vakıflar hukukunda uzman yeni bir bilirkişi kurulu oluşturulup alınacak bilirkişi raporu doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, somut olayda galle almaya hak kazanılmasına ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren 5 yıl içinde gerekli başvuruyu yapmış bulunan davacılara uygulanma olanağı bulunmayan 6111 Sayılı Yasa ile getirilen değişiklik uyarınca hakdüşürücü sürenin geçirilmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.