Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2013/687 E. 2013/4317 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/687
KARAR NO : 2013/4317
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne karar verilmiş, kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı’nın talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekte dosya içindeki tüm belge ve evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin ticari ilişki neticesinde elde ettiği 31.01.2011 keşide tarihli 6.000 TL bedelli çekin takas odasına ibraz edilmekle karşılıksız çıktığını, çek aslının bankaya ibraz edilmesine rağmen davalı bankanın 3167 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca ödenmesi gereken tutarı ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu çekin takas odasına ibraz edildiğini, bu nedenle ödeme yapılmayacağını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu çekin keşide tarihi ve dava tarihi gözönüne alındığından 5941 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin 3. fıkrasının eski çek defterleriyle ilgili hükmünün bankanın yasal sorumluluk miktarını ödemeleriyle ilgili bir düzenleme olmadığı ve davacının talebinde haklı olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı bankanın kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK’nun 427/6. maddesi dayanak gösterilerek kanun yararına bozma istemiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunma Hakkındaki Kanunun 4814 sayılı Yasayla eklenen 6/4 maddesi uyarınca; “takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için, 10. maddede belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılmaz.” 20.12.2009 tarih ve 27438 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanununun 8/4 maddesinde ise; “takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için 3. maddenin 3. fıkrasında belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamaz. Bu durum, muhatap bankanın sorumluluk tutarı ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.” hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü gibi her iki yasada da takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak 3167 sayılı Yasanın değişik 6/4 maddesinde mevcut olmayan bir hüküm 5941 sayılı Yasanın 8/4 maddesine konularak kısmi ödeme yapılmayacağına ilişkin bu durumun muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan davalı banka cevap dilekçesinde dava konusu çekin 3167 sayılı Yasa hükümlerine tabi olduğunu savunmuştur. Bu durumda somut olay bakımından hangi yasa hükmünün uygulanacağının saptanması gerekmektedir. Zira 3167 sayılı Yasanın 6/4 maddesi hükmünün uygulanması gerektiği sonucuna varıldığı takdirde başkaca hiçbir araştırma yapılmasına gerek bulunmaksızın takas odaları aracılığıyla ibraz edilmiş çekler için yasada belirlenen sorumluluk miktarı dahil kısmi ödeme yapılamayacağı ve bankanın bu şekilde ibraz edilmiş çekler yönünden sorumluluk miktarını ödeme yükümü altına sokulamayacağının kabulü gerekir.
5941 sayılı Yasanın 8/4 maddesi hükmünün uygulanması gerektiği sonucuna varılması halinde de çeklerin takas odaları aracılığıyla ibraz edilmesinin muhatap bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı hükmünden hareketle çek aslının bankaya bırakılması halinde bankanın sorumluluk tutarını ödeme yükümlülüğünün sözkonusu olacağı gözetilerek bir araştırma ve inceleme sonucunda bir karar verilmesi gerekecektir.
Esasen uyuşmazlık konusu olay hakkında hangi yasa hükmünün uygulanması gerektiğinin tespiti mahkemece re’sen gözetilmesi gereken bir karardır. Bu durumda mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek araştırma ve inceleme yapılıp tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile HUMK’nun 427/son maddesi uyarınca kararın bir örneğinin Resmi Gazete’de yayımlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verilmesine, 07.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.