YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6556
KARAR NO : 2011/10041
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Asıl dava dilekçesinde, anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesi ve işyeri olarak kullanılmasının önlenmesi, karşı davada ise davacılarca yapılan projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı- karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1-Asıl dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Davacılar-karşı davalılar vekili dava dilekçesinde, davalıların mesken olarak tapuya tescilli bağımsız bölümünde onaylı mimari projeye aykırı olarak pencereleri vesaireyi değiştirdiğini, meskenin işyeri (radyoloji ve görüntüleme merkezi) olarak kullanıldığını ileri sürerek yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesini ve işyeri olarak kullanılmasının önlenmesini istemiş, mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. (1086 sayılı HMUK 388. ve 389. maddeleri) fıkrasına göre; hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu hüküm yasaya infazda duraksamaya meydan verilmemesi amacıyla konulmuştur. Yasanın bu hükmü de gözönüne alınarak anataşınmazın onaylı mimari projesine göre projeye aykırı olan hususları tek tek belirten ve bu hususları krokide gösteren, aykırılıkların eski hale getirilmesi için neler yapılması gerektiğini açıklayan bir karar verilmesi gerekirken, “davanın kabulüne, 2 nolu dairenin mesken olarak kullanılmak üzere eski hale getirilmesine” denilerek infazda duraksamaya yol açacak şekilde hüküm kurulmuş olması,
2011/6556-10041
Ayrıca;
Karar gereğinin yerine getirilmesi için taraflara Kat Mülkiyeti Yasası’nın 33.maddesi gereğince uygun bir süre verilmemiş olması,
2-Karşı dava yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda;
Davalılar-karşı davacılar vekili karşı dava dilekçesinde, davacıların anataşınmazın onaylı mimari projeye aykırı olarak asansör yaptığını ileri sürerek yapılan değişikliklerin eski hale getirilmesini istemişler, mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.
634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası’nın 42. maddesinin 2. fıkrasında “Özürlülerin yaşamı için zorunluluk göstermesi halinde, proje tadili kat maliklerinin en geç üç ay içerisinde yapacağı toplantıda görüşülerek sayı ve arsa payı çoğunluğu ile karara bağlanır. Toplantının bu süre içerisinde yapılamaması veya tadilat talebinin çoğunlukla kabul edilmemesi durumunda; ilgili kat malikinin talebi üzerine bina güvenliğinin tehlikeye sokulmadığını bildirir komisyon raporuna istinaden ilgili mercilerden alınacak tasdikli proje değişikliği veya krokiye göre inşaat, onarım ve tesis yapılır. İlgili merciler, tasdikli proje değişikliği veya kroki taleplerini en geç altı ay içinde sonuçlandırır” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Mahkemece özürlü olduğunu iddia eden tarafa yasada açıkça düzenlenmiş bu usulün uygulanması için uygun bir süre verilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.