Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/6388 E. 2012/301 K. 17.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6388
KARAR NO : 2012/301
KARAR TARİHİ : 17.01.2012

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla )

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin Payas Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösterdiğini davalıdan 223 abone numarası ve kendi hattı ile enerji aldığını, 01.05.2008 tarihinden itibaren davalının müvekkiline kullandırdığı elektrik ücret tarifesini 2. grup tarife üzerinden yapması gerekirken haksız olarak 4. grup tarife üzerinden yaptığını, müvekkilinin durumu fark etmesi üzerine davalıya dilekçe ile başvurduğunu, davalı gerekli düzeltmeleri yaparak 2. grup tarife üzerinden fatura tahakkuk ettirmeye başladığını, haksız tahsil edilen bedelin iadesi istemine olumsuz yanıt verildiğini belirterek, 1.159.294.30 TL.’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının abone grubunun değiştirilmesi yönündeki talebinin yerinde görüldüğünü, tüketilen ve ödenen enerji bedelini, tarife grubundan kaynaklanan farkın iadesi isteminin kabul edilmediğini, davacının ilk abonelik döneminde belirlenen abonelik grubuna itirazı olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre; dağıtım şirketleri için tarife uygulamalarına ilişkin esasları düzenleyen EPDK.’nun 24.08.2006 tarih ve 875 nolu kurul kararında belirtildiği üzere abonelerin yapılacak değişikliklerden bilgilendirileceği, bildirimin tebliğini takip eden 30 gün içinde gerekli işlemleri yerine getirmeyen abonelerin mevzuat çerçevesinde dağıtım şirketince yapılacak uygulamaları kabul etmiş sayılacağının düzenlenmesi karşısında ve tarife uygulama esas ve usullerinin düzenlendiği abone grubunun tespiti başlığı altında şirket tarafından yapılan abone grubu tespitine 2. faturanın son ödeme tarihine kadar itiraz edilebileceği, itiraz edilmemesi durumunda şirketin kararını kabul etmiş sayılacağını ve geriye dönük hak talep edilemeyeceğinin düzenlendiğini, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca bir tarife üzerinden fiyatlandırmanın yapıldığı daha sonra abonenin müracaatı ile tarife grubunun değiştirildiği, davacının talep ettiği şekilde iade şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, abone olan davacıya 2.grup tarife üzerinden enerji tüketim ücreti tahakkuk ettirilmesi gerekirken 4. grup tarifeye göre tüketim bedeli tahakkukunun doğru olmadığına ilişkin geriye dönük fazladan yapılan tahsilatın iadesi isteminden kaynaklanmaktadır.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümü için alınan bilirkişi raporunda “… sözleşmede hangi tarifenin uygulanacağı hususu belirtilmediği gibi, tarife uygulamasında davalı yazılı olarak yapması gereken bilgilendirme görevini yerine getirmemiş, ekonomik olan 2. grup tarife yerine pahalı olan 4. grup tarifeyi uygulamış, davalıdan fazladan haksız olarak tahsil etmiş olduğu enerji bedelini iade etmesi gerektiği…” bildirilmiştir.
Mahkemece anılan raporun aksine gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, davalı yan davacının yazılı müracaatı üzerine uygulamakta olduğu 4. grup tarife yerine 2. grup tarife üzerinden tahakkuk yapmaya başlamış, farkın iade istemi ise reddedilmiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece alınan bilirkişi raporuna itibar edilmediğinden iddia, savunma, toplanan deliller, EPDK kararı 4628 sayılı ve ilgili yönetmelik hükümleri gözetilerek yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.