Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10697 E. 2012/3448 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10697
KARAR NO : 2012/3448
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı …’un müvekkili hakkında Ankara 7. İcra Müdürlüğünün 2002/7753 esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yaptığını, davalının alacağının 7.500,00-TL’lik kısmını …. Noterliğinin 16/07/2008 tarih ve 24637 yevmiye nolu temliknamesiyle diğer davalı …’a temlik ettiğini, ancak müvekkilinin davalılara böyle bir borcu bulunmadığını, senette bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine ve yapılan icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davanın zamanaşımı geçtikten sonra açıldığını, icra takibinin bonoya dayandığını, zamanaşımının TTK’nın 661 ve devamı maddelerine göre 3 yıl olduğunu, takip dayanağı bonoda keşidecinin davacı, diğer takip borçlusu cirantanın ise davacının oğlu olduğunu, her iki borçluya da ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davacı tarafça senetteki imzadan dolayı 8 yıl sonra dava açıldığını, senetteki imzanın sahtelik iddiası niteliğinde olduğunu, ancak davacı yanca C. Savcılığına yapılan herhangi bir şikayet olmadığı gibi açılan bir kamu davası da bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve hükme dayanak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda; menfi tespit davasının icra takibinden önce açılabileceği gibi, icra takibi devam ederken de açılabileceği, İİK’nın 72. maddesinde menfi tespit davası açabilmek için herhangi bir sürenin de öngörülmediği, borçlunun icra takibinden sonra borç ödeninceye kadar borçlu olmadığının tespitine dair dava açabileceği, dava konusu emre muharrer senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde söz konusu emre muharrer senetteki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.