Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9738 E. 2012/3408 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9738
KARAR NO : 2012/3408
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine intifa hakkı ve intifa hakkı tesisi ve yatırım hakkındaki protokol ve ekleri uyarınca akaryakıt istasyonunun kullanma, yararlanma ve tasarruf haklarının 18.12.2027 tarihine kadar müvekkiline bırakıldığını, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı tarafa yatırım yapıldığını, demişbaşların ariyet olarak verildiğini ve bayiye ödemede bulunulduğunu Rekabet Kurulunun 12.03.2009 tarihli genel bildirimi ile anlaşmaları 5 yılla sınırladığını ve kararın bağlayıcı olduğunu, kurul tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar nedeniyle tarafların birbirlerine verdiklerini BK. 63 ve 64 çerçevesinde iadeye tabi olacağını belirterek 1.871.312 TL.’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafça sözleşmenin feshedilmediği, geçerliliğini sürdürdüğü gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davalı vekilinin temyizi, lehlerine eksik vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkindir.
Mahkemece, taraflar arasındaki akdin feshedilemeyeceği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen red kararı esasa ilişkin nihai karar olup, buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda(1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.