YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2348
KARAR NO : 2010/6432
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece bir kez bilirkişi incelemesi yapılmışsa da alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-Bilirkişi kurulunca münavebeye alınan arpanın dekar başına verim,üretim gideri ile ortalama kg satış fiyatının İlçe Tarım Müdürlüğünden getirtilip raporun denetlenmemesi,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza %5 oranında kapitalizasyon faizi uygulanmak suretiyle değer biçilmiştir.
Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre, iklim şartları, arazinin toprak ve topoğrafik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı v.b.) dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan, ülkemizin değişik yörelerindeki kuru tarım arazilerinin değerlendirilmesinde, (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) kapitalizasyon faiz oranı %6 olarak alınmaktadır. Hal böyle iken, taşınmazın değerinin belirlenmesinde kapitalizasyon faizi oranının %6 yerine %5 uygulanmak suretiyle fazla bedele hükmedilmesi,
3-Bilirkişi kurulu raporunda dava konusu taşınmazın Kamulaştırma Yasasının 11.maddesinin birinci fıkrasının özellikle (f) bendi uyarınca hesaplanan değeri, (i) bendi çerçevesinde nitelendirilen bazı unsurlar esas alınıp %100 oranında arttırılmıştır. Dava konusu taşınmazın değerinin hesaplanmasında, kapital faizi oranı %5 olarak alınırken, arazinin verimine etkili olan faktörlerin yanısıra satış değerini etkileyen turizm merkezi sınırları içerisinde olması artış nedeni olarak uygulanamaz. Şu kadar ki,dava konusu taşınmazın turizm merkezlerine yakın olmasının ürünlerin pazarlanmasında cüz’i de olsa biraz daha fazla kolaylık sağlayabileceği gözetildiğinde ve aynı bölgeden gelen diğer dosyalar nazara alınarak taşınmazın değerinde en çok %40 oranında bir artışla yetinilmesi gerekirken, %100 oranında objektif artış uygulanmış olması,
4-İrtifak hakkı tesis edilmek amacıyla yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedeli, taşınmazın irtifak hakkı tesisinden önceki değeri ile irtifak hakkı tesis edildikten sonraki değeri arasındaki farktan ibarettir. Taşınmazın niteliğine göre Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi’nin üçüncü fıkrası hükmü gereğince taşınmazın tamamının bir bütün olarak değeri tespit edildikten sonra aynı maddenin son fıkrası uyarınca irtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oran ve tutarının gerekçeleri ile belirtilmesi gerekir. İrtifak kurulması nedeniyle taşınmazda meydana gelecek değer düşüklüğünün oranı, taşınmazın cinsi, niteliği, kullanım şekli, irtifak hakkının niteliği (boru hattı, enerji nakil hattı vs.) taşınmazda kapladığı alan ve yeri, istikameti dikkate alınarak belirlenir. Yargıtay uygulamalarında, taşınmazın niteliğine uygun kullanımını önemli ölçüde etkileyen özel bir durum söz konusu olmaması halinde arazilerde irtifak nedeniyle olabilecek değer kaybının irtifaktan etkilenen alanın mülkiyet değerinin %35 ini aşmaması gerektiği kabul edilmektedir.
Dava konusu taşınmaz üzerinden doğalgaz iletim hattı geçirmek üzere irtifak hakkı tesisinde, irtifakın geçtiği yere ve alanına, taşınmazın yüzölçümüne ve niteliği ile Daireye intikal eden benzer dosyalarda uygulanıp, uygun bulunan oranlara göre bu değer kaybının %1 oranından fazla olamayacağının düşünülmemesi,
5-Davacı idare (TEİAŞ) kamulaştırmayı 2942 sayılı Yasa hükümleri çerçevesinde yapmış olduğuna göre kamulaştırmaya konu edilen hakkın niteliği gözetilerek davacı idare (TEİAŞ) adına tesciline karar verilmesi gerekirken Hazine adına tescile hükmedilmesi,
6-Davanın niteliği gereği maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi tarifeye göre harç hesaplanması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.