Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2011/11150 E. 2011/11658 K. 21.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11150
KARAR NO : 2011/11658
KARAR TARİHİ : 21.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Bozma sonrası alınan ek raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir.
Şöyle ki;
1-Kamulaştırma Yasasının 11. maddesinin (g) bendi uyarınca kamulaştırma gününden önce özel amacı olmayan emsal satış değerinin tespiti ve bedelin tespitinde etkisi olan diğer unsurlarda dikkate alınarak ikinci fıkra gereğince her unsurun gerekçeleri ve değere katkı oranları ayrı ayrı belirlenip dayanakları da gösterilmek suretiyle değerlendirilerek kamulaştırma bedelinin saptanması gerekir.
Bu saptamanın yapılmasında dikkate alınması gereken diğer bir unsur da dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın vergi beyan değerleri arasındaki orandır.
2942 Sayılı Yasanın 11.maddesinin (d) bendinde vergi beyanı, kıymet taktirinde göz önünde tutulması gereken esaslar arasında sayılmıştır. Vergi beyanları ve resmi makamlarca yapılan kıymet takdirleri genellikle taşınmazın gerçek değerini tam olarak yansıtmamakta, gerçek değerinden daha düşük değerler belirlenmektedir. Ancak, bu husus dava konusu taşınmaz için olduğu kadar emsal için de geçerlidir ve emsal karşılaştırması yaparken dikkate alınması Yasa gereğidir.
Dosya içerisine gelen belgelere göre bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan 324 ada 8 parsel ve 755 ada 1 parsel numaralı taşınmazlarla dava konusu taşınmazın vergi değerleri 3TL/m² olup, aynıdır. Buna göre kamulaştırılan taşınmaz emsal alınan taşınmazlarla en fazla aynı değerde olabileceği halde, bu olgu tersine çevrilerek, dava konusu taşınmazın emsallerden daha değerli olduğu şeklinde değerlendirme yapan bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulmuş olması,
2-Dairenin geri çevirme kararıyla dosyaya getirtilen yazılardan dava konusu taşınmazın kadastro parseli, somut emsal alınan 755 ada 1 parsel sayılı taşınmazın imar parseli olduğu anlaşılmakla birlikte bilirkişi raporunda somut emsal alınan diğer taşınmaz olan 324 ada 8 parsel sayılı taşınmaz için tapu müdürlüğünden gelen 22.06.2011 tarihli yazıda kadastro parseli olduğu, Sandıklı Belediye Başkanlığı’ndan gelen 16.08.2011 tarihli yazıda ise imar parseli olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle somut emsal alınan 324 ada 8 parsel için tapu müdürlüğü ve belediye başkanlığından gelen yazılar arasındaki çelişki giderilerek emsal taşınmazın satış tarihinde imar düzenlemesi sonucu oluşmuş imar parseli olup olmadığı kesin olarak belirlenmeden, imar parseli ise bilirkişi kurulunca somut emsal olarak alınan taşınmazla dava konusu taşınmazın karşılaştırılması sonucu bulunan değerinden İmar Kanunu hükümleri uyarınca düzenleme ortaklık payına karşılık gelecek oranda indirim yapılması gerektiği dikkate alınmadan hükme esas ek raporda dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların imar parselleri oldukları belirtilerek düzenleme ortaklık payının düşülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.