Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/16356 E. 2012/5637 K. 04.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16356
KARAR NO : 2012/5637
KARAR TARİHİ : 04.04.2012

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin EPDK’nun tanzim ettiği “Dağıtıcı Lisansı” kapsamında akaryakıt sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalının maliki bulunduğu taşınmaz üzerinde müvekkili şirket lehine 24.02.2006 tarihinde geçerli olmak üzere 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiğini, bayilik ilişkisi nedeniyle davalı tarafa yatırım yapıldığını, demirbaşların ariyet olarak verildiğini ve bayiye ödemede bulunulduğunu, Rekabet Kurulu’nun 12.03.2009 tarihli genel bildirimi ile anlaşmaları 5 yılla sınırladığını ve kararın bağlayıcı olduğunu, kurul tarafından geçersiz sayılan anlaşmalar nedeniyle tarafların birbirlerine verdiklerinin BK ‘nun 63 ve 64. çerçevesinde iadeye tabi olacağını belirterek 398.672,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ikametgahı Ankara’da olup davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, talebin zamanaşımına uğradığını, davalı şirket ile düzenlenen sözleşmelerin 18.09.2005 tarihinden sonrasına tekabül ettiğini, davaya konu istasyona davacı şirket tarafından yapılan imalatların protokolün “malzeme teçhizat” başlığı altında tanımlanan ariyet niteliğinde sökülüp götürülebilecek malzeme olduğunu, bunun dışında istasyonun davalı tarafından imal edildiğini, müvekkilinin davaya sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının yetki itirazının sözleşmenin 24. madde hükmü gereğince yerinde görülmediği, kurul kararlarında intifa/kira hakkı içeren bayilik sözleşmelerinin geçersiz hale geldiğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin ve dava konusu taşınmaz üzerindeki intifa hakkının başlangıçtaki koşullarla devam ettiği, sözleşmenin geçersiz hale gelmediği gerekçesiyle erken açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki akdin feshedilmediği ve geçerli olduğu gerekçesiyle verilen red kararı esasa ilişkin nihai karar olup buna göre davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hesaplanacak nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.