YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13482
KARAR NO : 2012/5642
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal almak için toplam 40.750,00 TL gönderdiğini ancak davalının müvekkiline 3.000 TL’lik eksik mal teslim ettiğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının icra takibinde alacağının sebebi olarak 03.09.2008 tarihli faturayı gösterdiğini, ancak davacının müvekkilinden faturaya dayalı alacağının bulunmadığını, aksine müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının defterlerine göre davalıya 40.750,00 TL havale gönderdiği, davalının ise 37.750,00 TL’lik mal teslim ettiği, davalı defterlerinde ise alınan 40.750,00 TL’lik havaleye karşılık 3.000 TL’lik eksik mal teslim edildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davalının icra takip dosyasında bu miktar asıl alacağa itirazının iptaline, % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, takip talebinde takip dayanağı olarak 03.09.2008 tarihli 3.000 TL bedelli faturaya dayandığını bildirmiştir. Davalı itirazında borçlu değil, alacaklı olduğunu beyan etmiştir. Davacı, 26.01.2010 tarihli dilekçe ile davalıya havale gönderildiğini, fazla ödeme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu ileri sürerek iddiasını değiştirmiştir. Davalı vekili, 29.03.2010 havale tarihli dilekçe ile iddianın genişletilmesine muvafakati bulunmadığını bildirmiştir.
İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. İİK’nun 67. maddesinde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından gönderilen ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir. İtirazın iptali davası itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı yan isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu madde 28/a, 29/I, III). Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talepnamesinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece İcra Hakimliğinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 03.05.2006 gün ve 2006/19-260 E. 2006/251 K. sayılı ve 17.02.2011 gün 2011/19-617 E. 2011/749 K. sayılı ilamları). Somut olayda davacı icra takip talebinde 03.09.2008 günlü 3.000 TL bedelli faturaya dayanmış olup, itirazın iptali davasının görülmesi sırasında havale nedeniyle davalıya fazla ödeme yaptığını ileri sürüp iddiasını değiştirmiştir. Davalı, iddianın değiştirilmesine muvafakat , davacı da dava sebebini ıslah etmediğine göre davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulünde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.