Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/5971 E. 2010/12949 K. 12.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5971
KARAR NO : 2010/12949
KARAR TARİHİ : 12.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, 47.641 TL eğitim ve öğretim masrafının davalılardan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Aynı Yasanın 35. maddesine göre tebligat yapılabilmesi ise, muhataba daha önce aynı adreste yasaya uygun bir tebligat yapılmış olması koşuluna bağlıdır.
Somut olayda davalı …’ye dava dilekçesi Tebligat Yasasının 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de tebligat mazbatasında muhatabın adresinde bulunmama nedeni tespit edilmediği gibi bu bilgiyi veren kişinin imzasının da alınmadığı ve ayrıca durumun haber verildiği komşunun ismi yazılmadığı ve imzası da alınmadığından tebligatın geçerliliğinden bahsedilemez. Bu bağlamda karar ve temyiz dilekçesi usulüne uygun tebliğ yapılmayan adrese aynı yasanın 35. maddesine göre yapıldığından geçerli değildir.
Ayrıca dosya içerisinde davalı …’ye mahkeme kararının tebliğine dair belge bulunmamakta, davacı vekilinin temyiz dilekçesi ise Tebligat Yasasının yukarıda açıklanan 21. maddesindeki usule uygun yapılmadığından geçerli kabul edilmemiştir.
Buna göre; davalı …’ye mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliği ile davalı …’ye öncelikle mahkeme kararının tebliği ile ilgili belgenin saptanması, tebliğ yapılmamış ya da usulüne uygun yapılmadığının belirlenmesi halinde mahkeme kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesi tebliğ edilerek temyiz sürelerinin beklenmesinden sonra inceleme yapılmak üzere iadesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 12.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.