YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15540
KARAR NO : 2013/3345
KARAR TARİHİ : 21.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında yıllardır süre gelen ticari bir ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki çerçevesinde müvekkili şirketçe kesilen çeklerin davalı şirkete gönderildiğini, karşılığında davalı şirketten mal alındığını ancak karşılığında mal gönderilmeyen dört ödet çekin icra takibine konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, müvekkili şirketin davacıya mal sattığını karşılığında çekler aldığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre dava konusu çeklerin dayanağının davalı tarafça ispatlanamadığı, davacının tazminat talebinin koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafında temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık alım satım ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davacı davalıya sipariş ettiği mala karşılık avans çekleri verdiğini ancak sipariş edilen malların teslim edilmediğini, çeklerin bedelsiz kaldığını iddia ederek borçlu bulunmadıklarının tespitini istemiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde, müvekkilinin davalıya sattığı mala karşılık çekler aldığını savunmuştur.
Çek bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesine yönelik düzenlendiğinin kabulü gerekir. BK.’nun 182 maddesi uyarınca asıl olan peşin satıştır ve peşin satışta mal ve bedelin aynı anda verildiği yönünde karine mevcuttur. Açıklanan yasal karinenin aksini iddia eden ve çekleri ileride teslim edileceği iddia edilen mallara karşılık avans olarak verildiğini iddia eden davacının bu yöndeki iddiasını 6100 sayılı HMK’nun 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlaması gerekir.
Mahkemece bu yönler gözardı edilerek ,ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ve yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.