Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2904 E. 2010/5595 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2904
KARAR NO : 2010/5595
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 20.maddesi uyarınca tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın davacı tarafından kiracı olarak kullanıldığını ve taşınmaza buğday ürünü ekilmiş olduğunu, Kamulaştırma Yasasının 27.maddesine dayalı olarak yapılan tespit işleminde dikkate alınmayan buğday ürününe verilen zarar karşılığında davalı idarece davacıya 5440 TL. ödenmesine karar verildiğini, bu paranın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak tahsil edildiğini ileri sürmüş ve anılan yasanın 20.maddesine dayalı olarak ürün kaybından kaynaklanan zararın tazminini istemiş mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden;
….. köyü …. parsel sayılı taşınmazın dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacının bu taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandığı, yasanın 27.maddesi uyarınca 12.11.2007 tarihinde yapılan tespiti takiben buğday ekili taşınmaza el konulduğu ve davacıya ürün zararı karşılığında 5440 TL. ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasasının 20.maddesinin son fıkrasında ekili arazilerin boşaltılmasının hasat sonuna bırakılacağı, hasat sonuna bırakılması mümkün olmayan hallerde ise ekin bedelinin tazmini suretiyle taşınmazın boşaltılabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; zararın, tazmin yükümlülüğü kapsamı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Yasanın 20. maddesinde hükme bağlanmış olan tazmin yükümlülüğü, ekili taşınmazın hasat zamanı beklenmeden boşaltılması gereken hallerde, boşaltma tarihinde gerçekleşmiş olan zarar miktarıyla sınırlıdır. Başka bir anlatımla kamulaştıran idarenin hasat zamanını beklemeden el attığı taşınmazda ekili olan ürün için ödeyeceği tazminat, boşaltma tarihine kadar ilgililer (davacılar) tarafından fiilen yapılmış olan harcamalardan ibarettir. Ekili ürünün hasat sonunda getireceği net gelir, henüz gerçekleşmeyen, gerçekleşip gerçek- leşmeyeceği veya ne oranda gerçekleşeceği de bilinmeyen bir gelir olup, böyle bir gelirden yoksun kalındığından dolayı tazminat istenilmesi mümkün değildir.
Bu hususlar dikkate alınmadan ve bu iş için idarece ödenen paranın alınması sırasında fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını davacının saklı tutup tutmadığı araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yörede buğday ürününün mutat ekim tarihinden el atma tarihine kadar davacı tarafından yapılan harcamaların -kira bedeli olarak ödenmiş olan miktar dahi mal sahiplerinden geri istenebileceğinden masraf kalemi olarak değerlendirilemez- miktarı belirlenmeli ve davacıya yapılmış olan ödeme de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.