Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5967 E. 2012/10436 K. 25.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5967
KARAR NO : 2012/10436
KARAR TARİHİ : 25.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı …’ın davalı bankadan çektiği kredinin kefili olduklarını, bu kredi borcunun ödenmesine rağmen bankaca, müvekkillerinden ödenen krediye ilişkin olarak alınan boş senedin, dava dışı …’ya sonradan kullandırılan kredi borcu nedeniyle doldurularak takibe konulduğunu, müvekkillerinin kefili oldukları kredi borcunun ödendiğini bildirerek takibin iptali ile müvekkillerinin bu kredi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların kefil oldukları genel kredi sözleşmesine göre, davacıların sözleşmede belirtilen 100.000 TL’si kadar asıl borçlu …’a kullandırılacak kredi veya kredilerden sorumlu olduklarını, yapılan işlemlerin sözleşmeye uygun olduğunu bildirerek, davanın reddi ile %40 tazminatın davacılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu senedin taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin teminatı olarak imzalandığı, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğuna dair yazılı delil sunulmadığı, kredi sözleşmesi gereğince davacıların 15.965,67 TL borçlu oldukları saptanmış olmakla senet bedelinin tümünden sorumlu oldukları, takibin tahsilde tekerrüre neden olmamak kaydıyla yapıldığı, anılan kredinin süresiz olarak düzenlenmiş olmasına, borçlu ile banka arasında cari hesap şeklinde yürüyen bir borç ilişkisi bulunmasına göre yeni bir kredi kullandırılmasının yeni bir borç ilişkisi olarak kabul edilemeyeceği, bu sebeple kefillerin sorumluluğunun yeni kredi açısından da devam ettiği gerekçeleriyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.