YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/2319
KARAR NO : 2010/14442
KARAR TARİHİ : 04.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalının mirasçıları vekili ile dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, dava konusu taşınmaza el koyma tarihinden itibaren 20 yıldan fazla süre geçtiği ileri sürülerek 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesi gereğince tapu iptali ve tescil istenmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalının mirasçıları ile dahili davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İdarelerin tapu iptali ve tescil davalarına dayanak yaptığı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesi Anayasa Mahkemesi’nin 10.04.2003 gün 2002/112-2003/30 sayılı kararı ile iptal edilmiş, bu karar 04.11.2003 gün ve 25279 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak kesinleşmiştir. Böylece, davanın yasal dayanağını oluşturan Yasa maddesi iptal edilip ortadan kaldırılmış olduğuna göre; karar tarihinde var olmayan bir yasa maddesine dayanılarak hüküm kurulamaz. 30.06.2010 tarihinde yürürlüğe giren 5999 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasına eklenen Geçici 6. madde ile, Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 09.10.1956 tarihi ile 04.11.1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması hallerinde, hak sahiplerine idare ile uzlaşma ve uzlaşılmaması halinde dava açma hakkı tanınmış olup, idarenin Kamulaştırma Yasasının 38. maddesine dayalı olarak tapu iptal ve tescil davası açma imkanı kalmamıştır. Bu nedenle davanın reddi yerine, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı tarafa iadesine, 04.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.