YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11873
KARAR NO : 2010/15191
KARAR TARİHİ : 29.11.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, vakfın feshine ilişkin kararın onaylanması istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı dilekçesinde, Gönen Belediyesi Huzur Evi Vakfının amacını gerçekleştiremeyeceğinden feshine ilişkin genel kurul kararının onaylanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile Vakfın fesih kararının onaylanmasına karar verilmiştir.
Ancak;
1-4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 101.maddesinde, vakfın gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal topluluğu olduğu belirtilmiş, 116.maddesinde de amacın gerçekleşmesi olanaksız hale geldiği ve değiştirilmesine de olanak bulunmadığı takdirde vakfın kendiliğinden sonra ereceği ve mahkeme kararıyla sicilden silineceği hükme bağlanmıştır. Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamalarında, vakfın mal varlığının amacın gerçekleşmesini olanaksız kılacak şekilde azalmış olması vakfın dağılmış sayılması için yeterli neden kabul edilmekte ise de, bu yetersizliğin araştırılıp belgeleriyle kanıtlanmış olması aranmaktadır. Bu bakımdan Yargıtay’ın denetimine de olanak sağlayacak şekilde vakfa ait faaliyet raporları, bilançolar ve ilgili diğer belgeler getirtilip, uzman bir bilirkişiye incelettirilerek, vakfın senedinde belirlenen amaçları da gözetilerek tüm mal ve hakları ile acz içinde olup olmadığı, amacını gerçekleştirmesinin olanaksız duruma gelip gelmediği açıkça saptanmadan yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın kabulü,
2-Kabule göre de; Türk Medeni Kanununun 116 ve Türk Medeni Kanununa Göre Kurulu Vakıflar Hakkında Tüzüğün 30. maddelerinde vakfın sona ermesi (dağılması) hükme bağlanmış olup, uygulamada duraksama ve karışıklığa neden olmaması ve kavram birliğinin sağlanması bakımından koşullarının gerçekleşmesi durumunda vakfın dağılmasına hükmedilmesi gerekirken davanın kabulü ile davacı vakfın fesih kararının onaylanmasına karar verilmesi,
3- Vakfın sona ermesi (dağılması) halinde mahkemece vakfın senedi de gözetilerek tasfiyeden arta kalan mal ve hakların intikalini düzenleyen 5737 sayılı Vakıflar Kanununun 27. ve Türk Medeni Kanunu Hükümlerine Göre Kurulan Vakıflar Hakkında Tüzüğün 33. maddesi ile davalı vakfa ait senedin 23. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.