YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12110
KARAR NO : 2012/17419
KARAR TARİHİ : 15.10.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01/05/1988-16/06/2009 tarihleri arası ………. … sigortalısı olduğunun ve 01/07/2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitiyle ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.01.1995-30.06.2009 tarihleri arasındaki 30 günlük ……….’lı hizmetleri ile çakışmayan 01.05.1988-16.06.2009 tarihleri arasında da tarım … sigortalısı sayılarak 16.06.2009 tarihli tahsis istemi nedeniyle 01.07.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına müstahak olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece Davanın kabulü ile Davacının tarım … sigortalısı iken 506 sayılı yasaya göre hizmetinden dolayı tarım … sigortalılığı sona ermiş ise de hizmetinin sona erme tarihinden itibaren ayın başı olan 01.05.1985 ile 16.06.2009 tarihleri arasında Tarım ………. sayılmasına, Davacının yaş durumu ve usul ekonomisi de esas alındığından davacının her ne kadar talebi 16.06.2009 ise de davacının 48 yaşını doldurma tarihi esasa alınarak 01.05.2010 tarihi itibari ile yaşlılık aylığına hak kazandığı hususunun tespitine, kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Davacının 30/01/1984 tarihli bildirgeye göre muhtar beyanına dayalı olarak 01/01/1985 tarihi itibariyle resen tescil edildiği, 24/03/2010 tarihinde 15/03/1988 tarihinde SSK kaydının başlaması sebebiyle 14/03/1988 tarihi itibariyle terkin edildiği, ödeme yapması sebebiyle 01/10/1990 tarihi itibariyle yeniden tescil edildiği, daha sonra talebi olmadığı için girişinin sigortalılık belgesine göre 01/09/2003 olarak değiştirildiği, davacının ilk ödemesinin 28/09/1990 tarihinde yapıldığı, 16/06/2009 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, davacının 04/11/1982-04/07/1984 tarihleri arasındaki 1 yıl 8 ay askerlik süresini borçlandığı, Kurumun 30/03/2010 tarihli yazısı ile 25 tam yılı bulunmadığı için aylık talebinin reddedildiği, 15/03/1988-14/04/1988 arasında 30 gün 506 sayılı kanun kapsamında hizmetinin bulunduğu, 22/06/2006-devam şeklinde Ziraat Odası kaydının bulunduğu, 2000 tarihli Satış ve hisse tevhidi nedenli ½ hissesi davacıya ait 19 dönüm tapulu tarlasının bulunduğu, Kolluk Araştırmasına göre Tapusu kendisine ait babasından kalma tarlada tarımsal faaliyetine devam ettiği görülmektedir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından Tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır. Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurumca resen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36. Maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2. Madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için Kuruma başvuru olmasa dahi bahse konu biçimde prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı resen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği resen tescil
mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde ………. İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının,………. Kooperatifler Kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, T…. … Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Somut olayda, davacının 506 sayılı Kanuna tabi çalışmasının çok kısa sürdüğü, davacının 2926 sayılı yasanın 10. maddesinde belirtilen tarımsal faaliyetinin ispatı için gerekli kayıtlardan taşınmazlarının bulunduğu ve kolluk araştırması ile tarımsal faaliyetinin doğrulandığı, ancak köy muhtarı ile azalarının dinlenilmediği, davacının ürettiği ürünleri nereye sattığının tespit edilmediği ve ihtilaflı dönemde davacının tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği hususunda ayrıntılı bir araştırma yapılmadığı görülmüştür.
Mahkemece yapılması gereken iş; ihtilaflı dönemdeki köy muhtarlarını ve yetecek kadar azayı tespit edip dinlemek, davacıya ürettiği ürünleri nereye sattığını sorarak bu hususta gerekli araştırma ve tespiti yapmak, ihtilaflı dönemde davacının tarımsal faaliyetinin devam edip etmediği hususunda ayrıntılı bir araştırma yapmak ve davacının tarımsal faaliyetinin doğrulanması halinde, 506 sayılı Kanuna tabi çalışması dışlanarak ihtilaflı dönemin tamamında tarım … sigortalılığının tespitine karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; davacının sigortalılık başlangıç tarihi 01/01/1985 tarihi olup 23/05/2002 tarihini takip eden aybaşı itibariyle 17 yıl 5 ay sigortalılığı ve 1 yıl 8 ay askerlik süresi ile birlikte toplam 19 yıl 1 ay sigortalılığı olduğundan 1479 sayılı Kanunun geçici 10/d maddesi gereğince 25 yıl prim ödemesi ve 47 yaşını doldurması halinde emekli olabilecektir. Davacı 25 yıllık sigortalılık süresini tamamlamış olup 47 yaşını ise 23/04/2009 tarihinde doldurduğundan 16/06/2009 tarihindeki tahsis talebi gereğince takip eden ay başı olan 01/07/2009 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilebilir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 15/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.