YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14627
KARAR NO : 2013/3215
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kefalet sözleşmenin iptali ve İcra Takibinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalı banka ile davadışı … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde müvekkilinin kefil olduğunu taşınmazını bu kredi için ipotek ettirdiğini asıl kredinin tasfiye edildiğini, ancak davalı bankanın çek kanunu nedeniyle ödemek zorunda kalacağı miktarın tahsili için müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattığını, bu alacağın kredi alacağı olmadığını belirterek kefalet sözleşmesinin ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş yargılama aşamasında ıslah ile müvekkili hakkında başlatılan ilamsız takibin iptalini, kefalet sözleşmesi geçerli ise davacının sadece 31.153,06 TL’den sorumlu olacağına bu miktarın depo edilmesi ile kefalet sözleşmesinin iptaline ipoteğin ve kefalet nedeniyle konulan haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davacının davalı ile asıl borçlu arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde 53.680 TL limitle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, ayrıca taşınmazın davalı banka lehine 70.000 TL üzerinden, dava dışı asıl borçlunun davalı bankadan aldığı ve alacağı kredilerin teminatı olarak ipotek ettirdiği, asıl borçlunun taşıt kredisi nedeniyle 31.153,06 TL’nin ve asıl borçluya verilen çekler nedeniyle davalı bankanın riski olan 22.564 TL’nin ödenmesinden davacının sorumlu olduğu, kefalet sözleşmesinin iptalini gerektirir şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 20.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.