YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11149
KARAR NO : 2012/3646
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic.Mah.Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ayrıca davalı vekili 04.05.2011 havale tarihli dilekçesi ile vekalet ücreti yönünden tavzih istemiş, mahkemece bu talep reddedilmiş olup, bu karar da davalı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı Akbank T.A.Ş. ile dava dışı Metin Mecit Kalkan arasında akdedilen Genel Kredi Taahhütnamesinde davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu, müvekkili Girişim Varlık Yönetim A.Ş. tarafından takip alacağının temlik alındığını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 28.01.2011 tarihli duruşmadaki beyanında, takip dosyasına konu borcun asıl borçlu tarafından ödendiğini ve davanın konusuz kaldığını belirtmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin yalnızca 10.000 TL lik kredi için kefilliğinin bulunduğunu, bunun dışındaki herhangi bir kredi yada kredi taahhüt artırımında imzasının olmadığını belirterek davanın reddine ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan Adli Tıp bilirkişi raporu doğrultusunda, yargılama sırasında takip borcunun asıl borçlu tarafından ödendiği, takibe ve davaya dayanak ticari kredi genel taahhütnamesinde davalı kefilin sorumluluğunun 50.000 TL ile sınırlı olduğu, taahhütname tutarının artırılmasına ilişkin 20.000 TL, 30.000 TL ve 100.000 TL tutarlı belgelerdeki imzaların davalının eli mahsülü olmadığı, 60.000 TL lik artırıma ilişkin belgede ise davalının imzasının bulunmadığı, dolayısıyla davalının sorumluluğunun 50.000 TL ile sınırlı olup bunun dışındaki 159.968,05 TL lik kısım yönünden davacının takipte kötü niyetli ve haksız olduğu kanaatına varıldığı gerekçeleriyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 159.968,05 TL nin %40 oranında davalı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince ve davalı vekilince katılma yoluyla temyiz edilmiş, aynı zamanda davalı vekili 04.05.2011 havale tarihli dilekçesiyle hükümde lehlerine nispi vekalet ücretine hükmedilmesini tavzihen istemiş, mahkemece 10.05.2011 günlü kararla bu istem reddedilmiş olup, bu karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazları yönünden dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden, dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalı vekilinin katılma yoluyla temyizine gelince, mahkemece davanın konusuz kalması nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına dair hüküm oluşturulması nedeniyle dava tarihindeki haklılık durumu gözetilerek kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.