YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11530
KARAR NO : 2012/3672
KARAR TARİHİ : 07.03.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, takip konusu 10.000 TL. bedelli iki adet senedin sahte olarak düzenlenmiş olduğunu, söz konusu bonolarda keşideci olarak S.S … Yapı Kooperatifi gösterilmiş ise de keşideci yapı kooperatifinin kaşesinin üzerinde sadece tek imza bulunduğunu ve bu imzanın dönemin (eski) yönetim kurulu (üyelerinden) başkanı … ‘a ait olduğunu, müvekkilleri S.S … Yapı Kooperatifinin Yönetim Kurulu üyelerine ait noter onaylı imza sirküleri ile Yönetim Kurulu üyelerinin noter onaylı yetki belgelerine göre; kooperatifi borç altına sokan işlemlerle kambiyo senedi verilmesinin çift imzaya bağlanmış olduğunu, kooperatifi borç altına sokan takip konusu bonolarda sadece bir yönetim kurulu üyesinin imzasının bulunduğunu, bu durumda müvekkili kooperatifin sorumluluğuna başvurulmasının haksız olduğunu, ancak tek-imza olması sebebiyle kişisel sorumluluğuna başvurulabileceğini ileri sürerek takip konusu bonoların imza ehliyeti bulunmayan kişilerce imzalanmış olması sebebiyle iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, icra takibine konu senetlerin davacı kooperatifin üyeliğinden çıkan müvekkiline ait ödenmiş aidatların iadesi karşılığında düzenlendiğini, davalı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanının takibe konu bonoları imzalayıp müvekkiline vermiş olduğunu, daha sonra da verilen bonolardaki eksikliklere dayanarak şikayette bulunmuş olmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu, kaldı ki senet geçersiz olsa bile müvekkilinin davacı kooperatife ödeme yaptığının sabit olduğunu, üyelikten çıkması halinde de bu bedeli isteme hakkının bulunduğunu, şekil noksanlığını ileri sürerek bu paranın kooperatif hesabına girmediğinin ya da kooperatifin bundan sorumlu olmayacağının ileri sürülemeyeceğini, açılan davanın reddi gerektiğini savunarak müvekkili lehine %40 tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; takibe konu bonolar altındaki imzaların davacı kooperatifin eski yönetim kurulu başkanı … tarafından atıldığı, kooperatif ana sözleşmesi ve bonoların düzenlendiği tarihte temsile yetkili olan kooperatif yönetim kurulunun seçildiği 20/06/2009 tarihli genel kurul tutanağına göre kooperatifin, başkan ile birlikte diğer yönetim kurulu üyelerinden birisinin atacağı imza (çift imza) ile temsil edileceğinin kararlaştırıldığı, çift imza taşımayan takibe konu bonoların davacı kooperatifi bağlamayacağı ve bonoda yazılı miktarlardan kooperatifin sorumlu olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile takip konusu iki adet bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.