YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3081
KARAR NO : 2012/10635
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında 2001 yılından beri süregelen ticari bir ilişki olup 2005 yılında akdedilen bayiilik sözleşmesi ile bu ilişkinin yazılı şekle getirildiğini, müvekkili şirket tarafından her türlü mal alımından dolayı davalı şirkete karşı doğacak borçlarının teminatı olmak üzere 30.03.2007 tarihli 30.03.2008 tarihine kadar geçerli olan 150.000-YTL bedelli kesin banka teminat mektubu verildiğini, ancak sonradan taraflar arasındaki ticari ilişkinin bozulduğunu, sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin davalıya bir borcunun bulunmadığını ve teminat mektubunun iadesini davalıya bildirdiğini, buna rağmen davalının banka aracılığı ile söz konusu teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi talimatını verdiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir mal borcu bulunmadığından davalı yanca teminat mektubunun nakde dönüştürülmesinin haklı ve hukuki bir nedeninin olmadığını, teminat mektubunun nakde çevirme ve davalı şirkete bedelin ödenmesi işlemi sonuçlandırıldığını, haksız yere davalıya ödenen bedelin tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeden kaynaklı taahhüt ettiği edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkili tarafından sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiğini, sözleşmeden kaynaklı ve hesaplanan tazminat bedeli ve vade farkı faturalarının düzenlenerek cari hesaba işlendiğini, davacının müvekkiline olan borcunun teminat mektubunun paraya çevrilmesi yoluyla tahsil edilen bedelden mahsup edildiğini, borcun baki kalan kısmı için de davacı aleyhine takip yapıldığını ancak takibin itiraz sonucu durduğunu, müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı hiçbir işlem yapmadığını, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü hususların mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, dava konusu teminat mektubunun mal bedelinden kaynaklanan borçların karşılığı olarak verildiği, sözleşmenin yerine getirilmemesinden kaynaklanan tazminatları kapsamadığı, teminat mektubunun nakde çevrildiği tarihte davacının davalı şirkete mal bedelinden doğan bir borcunun bulunmadığı, mal bedelinin vadesinde ödenmemesinden kaynaklanan 24.774,14-TL vade farkı borcunun olduğu, bunun teminat mektubu bedelinden düşülebileceği, takipten önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, davalının takibe vaki itirazının 125.225,86-TL üzerinden iptali ile takibin asıl alacak 125.225,86-TL’sine takip tarihinden itibaren davacının talebini aşmamak üzere avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen alacak miktarı üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.