YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13949
KARAR NO : 2012/5602
KARAR TARİHİ : 04.04.2012
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kum ocağından yıkanmış, elenmiş betonluk , çakıl ve yükleme bedeli karşılığı 31/01/2006 tarihli faturanın keşide edilerek ihtarname ile davalıya tebliğ edildiğini, ancak davalının 8 gün geçtikten sonra faturaya itiraz ettiğini, davalı hakkında başlatılan ilamsız icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davacı lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, 11/10/2010 havale tarihli dilekçesinde müvekkilinin davacı şirkete borcunun olmadığını, tarafların tacir olduklarını, taraflar arasındaki ilişkinin ancak birbirini destekleyen ticari defterler yada yazılı bir akit veya belge ile ispatının mümkün olduğunu, davacı tarafından ibraz edilen irsaliyelerde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre fatura bedelinin davalı tarafından davacıya nakit olarak ödendiği, defter ve kayıtların birbirini doğruladığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Açılan itirazın iptali davasında davacının “… Taşımacılık İnşaat Ticaret Ltd. Şti.” olmasına rağmen, karar başlığında sadece “… Taşımacılık” yazılması, yine davalısının “…-…” ünvanlı ticari işletme olmasına rağmen karar başlığında iki ayrı davalı varmışçasına “1-…, 2-…” şeklinde yazılmış olması doğru görülmediği gibi alınan bilirkişi raporuna göre davalı-borçlunun takip ve dava konusu fatura bedelini davacıya nakit olarak ödemiş olduğu, bu durumun davacının ticari kayıtları ile sabit bulunması karşısında davacının tahsil ettiği bir alacak için yeniden takip yaparak itirazın iptali davası açmasında haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalı yararına İİK’nın 67/2. maddesi gereğince %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken buna ilişkin istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.