YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6076
KARAR NO : 2012/3471
KARAR TARİHİ : 05.03.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkiline davalı banka tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi kefalet borcunun tahsili için ihtarname gönderildiğini, müvekkilinin davalı yana borcunun bulunmadığını, Genel Kredi Sözleşmesinin müvekkiline vekaleten … tarafından imzalandığını, ancak müvekkilinin verdiği vekaletnamede müvekkil adına şahsi kefalet vermeye, kefalet sözleşmesi imzalamaya, müvekkili borç altına sokmaya yetki verilmediğinin görüleceğini, söz konusu vekaletnamede sadece müvekkilinin ortağı olduğu şirketin kullanacağı krediler için sözleşme imzalamaya yetki verildiğini, ayrıca vekaletin 14.05.2004 tarihinde verilmiş olup, sözleşmenin vekalet tarihinden önce imzalandığını kredinin kullanılmaya başlandığı tarihin 2003 yılı olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; yapılan yargılama ve toplanan delillere göre kefalet sözleşmesini vekaleten imzalayan vekilin vekaletnamesinde kefil olma ifadesi geçmediğinden davacıya vekaleten imzalanan kredi sözleşmesinden dolayı davacının sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık dava dışı şirket ile davalı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesini davacıya vekaleten kefil olarak imzalayan …’in vekaletnamesinde kefalet yetkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosyaya bir örneği sunulan 14.05.2004 tarihli vekaletnamede davacı …’nin dava dışı er …’i “ortağı bulunduğu … Gıda ve Yem Ham maddeleri Tic. San. Ltd. Şti. adına İzmir ili, ilçeleri hudutları dahilindeki bilumum bankalar ile finans kurumlarından dilediği kadar ticari olan veya olmayan bilumum krediler kullanmaya, kredi taahhütnamesi, sözleşmesi, kambiyo senedi ve evrakları imzalamaya, teminat göstermeye…” şeklindeki yetkileri içerecek şekilde vekil tayin ettiği anlaşılmaktadır. Vekil tayin edilen …’in kredi sözleşmesinin düzenlendiği tarihte anılan şirketin yetkili temsilcisi olduğu dosya içeriği ile sabittir. Vekaletnamede yer alan “teminat göstermeye” ibaresindeki teminat kavramı ayni ve şahsi teminatları kapsar niteliktedir. Kefalet, şahsi teminatlardan olduğundan vekilin bu vekaletname ile kefalet sözleşmesi imzalamaya yetkili kılındığının kabulü gerekir.
Mahkemece, bu yönün değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.